17 Temmuz 2011 Pazar

Kur'an meallerinden islami ilimler/hükümler öğrenilemez. Mealcilik doğru bir akım değildir.

Kur'an meallerinden islami ilimler/hükümler öğrenilemez. Mealcilik doğru bir akım değildir.


Mukallidler(bir mezhep imamına tabi olup onu taklid edenler) Dini, Tercüme ve Meâllerden Öğrenemez...

Yeni hidâyete gelmiş üniversite mezunu bir kimse namaza başlamak istiyor. Abdest nasıl alınır, namaz nasıl kılınır, hiç bilgisi yok, her şeyi öğrenmesi gerekiyor. Bu kişiye beş ayrı Kur'an tercümesi ve meâli, on tefsir verseniz. Bu tefsirlerden biri otuz cilt olsa. Bunların yanında on kadar hadîs külliyatı...

Bu kültürlü, iyi niyetli kimse bu eserleri üç ay boyunca okusa; doğru dürüst abdest almayı, iki rekat namaz kılmayı öğrenebilir mi?

Öğrenemez.

Ne yapması lâzımdır?

İcazetli bir Ehl-i Sünnet aliminin yazmış olduğu bir namaz hocası kitabı alır, onu okur ve çok kısa zamanda abdest almayı ve namaz kılmayı sahih ve doğru bir şekilde öğrenir.

Halkı ve gençliği Ehl-i Sünnet'ten ayırmak ve kopartmak isteyenler bazıları şu edebiyatı yapıyor:

Kur'an tek kaynaktır. Herkes Kur'an meali, tercümesi, yorumu okusun ve dinini öğrensin.

Kur'an elbette Allah'ın kitabıdır, dinin ve şeriatın ana kaynağıdır ama cahiller ve mukallidler dini ve şeriatı doğrudan doğruya Kur'andan öğrenemez.

İlimleri, irfanları, kültürleri, ufukları buna yeterli değildir.

Ashab-ı Kiram radiyallahu anhüm ecmain efendilerimiz dini, imanı, namazı, abdesti Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden öğrenmişlerdir.

O, bu fanî dünyaya veda ettikten sonra Tâbiîn Ashab'tan, Tebe-i Tâbiîn Tâbiînden öğrenmiştir.
(Tabiin: sahabeleri görüp peygamberimizi göremeyen devrin müslümanları...
Tebe-i Tabiin: Ne peygamberi ne ashabını göremeyip de sadece tabiini gören devrin müslümanları...)

Sonra her asırda âlet ilimlerini ve 'âli ilimleri tahsil etmiş icazetli ulama ve fukaha halka dinini, ibadetini, Şeriatını, ahlakını sözlü veya yazılı olarak öğretmiştir.

İcâzetli gerçek ulema Resullullah Efendimizin temsilcileri, vekilleri, vârisleri durumundadır. Din onlardan öğrenilir.

İcazetli ulema ve fukaha tarafından te'lif ve tasnif edilmemiş (yazılmamış, derlenmemiş), re'y/oy, heva ve para kazanmak için yayınlanmış kitaplardan din öğrenilmez.

Bir reformcu din kitabı yazmış, o kitabı okuyan yanılmaya ve sapıtmaya mahkumdur.

Reformcu beş yüz sayfalık kitap yazar, bunun içindeki bilgilerin yüzde doksanı doğrudur ama yüzde on vahim hatâ vardır: Bu kitap okunmaz.

Bugün öyle ilahiyatçılar vardır ki, Mutezile mezhebine bağlıdır, fakat tepkilerden korktuğu için taqiyye yaparak gizlemektedir. Ehl-i Sünnet Müslümanlarının onun yazdığı din kitaplarını okumamaları gerekir.

Zamanımızda Selefîlik mezhebi yayılıyor. Bu mezhebin taraftarları kendilerini Selef-i Sâlihîn yolunda gösteriyor.

Selef-i Sâlihîn yolunda olanlar Ehl-i Sünnet ve Cemaat(peygamberin sünnetine ve ashabına uyan) Müslümanlarıdır.

Selefîlerin büyük çoğunluğu Vehhabîdir. Vehhabîler Muhammed ibn Abdilvehhab'ın peşinden gidiyor.

Bu zatın imamı ise İbn Teymiye'dir.

Muhammed ibn Abdilvehhab, İbn Teymiye'den de aşırıdır, onun vur dediğine öldür demektedir.

Vehhabîliğin bid'at ve bâtıl olduğu hususunda Ehl-i Sünnet uleması, fukahası ve müftüleri ittifak etmiştir.

Zamanımızda bir de Mealciler bozuk bir fırkası zuhur etmiştir.

Bütün bozuk, bid'atçi, bâtıl fırkalar ve cereyanlar Ehl-i Sünnet'i yıkmak için seferber olmuştur.

Bunların tahribatından korunmak için dinimizi, akaidimizi, Şeriatımızı, ahlak kurallarımızı Ehl-i Sünnet ulema ve fukahasından öğrenelim.

Dinimizi rasgele kitap okuyarak doğru öğrenemeyiz.

Bazı bozuk fırkalar Allahü Tealaya, Onun Zat-ı Kibriyasına yakışmayacak noksan sıfatlar izafe ederek küfre düşüyor.

Bozuk fırkaların bazısı cihad fi selibillah(sırf Allah rızası için cihad) ile terörü birbirine karıştırıyor.

Bazı bozuk fırkalar kaderi inkar ederek küfre düşüyor.

Kimisi şefaati, kabir ahvalini inkar ediyor.

Ashab-ı Kiram efendilerimize iftira eden, düşmanlık besleyen bozuklar var.

"Bozuk düzenlerde bozuk işler yapılır" diyerek İslam'ın kesinlikle yasak ettiği haram işleri fütursuzca işleyen, haram kazançlar ve servetler elde edenleri görüyoruz.

Bozuk fırkaların çoğu taqiyye yaparak Müslümanları aldatıyor.

Birkaç yıldan beri 14 asırlık İslam tarihinde görülmemiş bir fitne çıktı. İslam'ı, Kur'anı, Resûlullah'ı inkar, tekzib ve reddeden kâfirlerin de ehl-i necat(kurtuluş ehli) ve ehl-i Cennet olduğu iddiası...

Müslüman gençlik ve halk bunların yazdığı kitaplardan dinini sahih olarak öğrenebilir mi?

Maalesef İmam Hatip mekteplerinde ve İlahiyat fakültelerinde bid'at cereyanları cirit atıyor.

İtikad konusundaki bozukluklar ayyuka çıkmıştır.

Bütün okullarda mecburî olarak okutulan sözde din dersleri kitaplarına bakınız. Başında Paşa'nın kocaman bir resmi ve Gençliğe Hitabesi... Bunun İslam diniyle ne alakası var?

Kemalist ilahiyatçılar İslam dini ile Kemalizm ideolojisini bağdaştırmaya uğraşıyor. Boşuna gayret.

Bid'atçilerin şu söylemlerine dikkat buyurunuz: Sizin Müslümanlığınız ilmihal Müslümanlığıdır. Bu ilmihal Müslümanlığın içine hurafeler karışmıştır. Biz size Kur'an Müslümanlığını öğretiyoruz. Doğru olan budur.

Evet halkı ve gençliği Kur'an ile aldatıyorlar.

Asıl Kur'an Müslümanlığı Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanlığıdır.

Asıl Kur'an Müslümanlığı cumhur-i ulemanın anlattığı ve öğrettiği Müslümanlıktır.

Agâh olunuz:

Bilcümle reformcuların,

Dinde yenilik isteyenlerin,

Dinde değişim isteyenlerin,

Vehhabîlerin,

Selefîlerin,

BOP'çuların,

Ilımlı/light İslamcıların,

Kemalist ilahiyatçıların,

Fazlurrahmancıların,

Mezhepsizlerin,

Telfik-i mezahib taraftarlarının,

Müctehid taslaklarının,

Farmason Afganîcilerin,

Bevval-i çeh-i Zemzem'lerin... Ehl-i Sünnete aykırı inanç, fikir, görüş, fetva ve ictihadlarının tamamı bâtıldır.

Dinini, imanını, ahlakını, Şeriatını, ebedî saadetini kurtarmak isteyen iki ayağıyla Ehl-i Sünnet dairesi içinde bulunsun.

Bir ayağı Ehl-i Sünnette, diğer ayağı bid'atte... Olmaz olmaz olmaz!..

(İkinci yazı)


Çocuklara Özel Din ve Kur'an Dersleri Verilmelidir

Yaz tâtili geldi. Çocuklar, öğrenciler elbette dinlenecek. Lakin tatil esnasında, istirahatten ve eğlenceden biraz fedakârlık yaparak dinlerini öğrenmeleri de lazımdır.

Din eğitimi beş yaşında başlamalıdır.

Bugün, 28 Şubat zâlimleri tarafından konulmuş, küçük çocuklara ve öğrencilere özel din ve Kur'an eğitimi yasağı çok ağır ve vahim bir insan hakları ihlâlidir.

Bütün şuurlu Müslümanlar bu yasağın kalkması için elbirliğiyle çalışmalıdır.

Bu konudaki ihtilaflar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar götürülmelidir.

Bir Müslüman çocuğun din eğitimi çok küçük yaşlarda başlamazsa ilerideki eğitim temelsiz kalır.

Müslümanlar bu gibi haksızlık ve zulümlerle mücadele etmezlerse sorumlu olacak, vebal altında kalacaklardır. Kendileri namaz kılan Müslüman anne babalar büluğa eren çocuklarına da namaz kıldırmalıdır.

Baba namazlı abdestli oğlan serseri, böyle İslam ailesi olmaz. Anne tesettürlü, kız açık saçık hoppa mı hoppa. Böyle Müslüman aile olur mu?

Ana baba umreye gitmiş, oğlan Bağdad caddesinde lüks arabasıyla yarış yapıyor, dehşet saçıyor.

Anne tarikata mensup, kız fink atıyor.

Müslümanların çocuklarını imanlı, dindar, ahlaklı ve faziletli yetiştirmeleri farzdır. Ana baba gayret gösterir, elinden geleni yapar ama çocuklar dindar olmaz. O takdirde sorumlu olmazlar ama gereken çabayı göstermezler, gereken tedbirleri almazlarsa sorumlu olurlar. Ebedî saadetleri elden giden çocuklar yarın Mahkeme-i Kübra'da, kendilerini dindar yetiştirmeyen anne ve babalarından dâvacı olacaklardır.

Metin yetişsin, iyi para kazansın, lüks hayat sürsün, dünyada keyif çatsın...

Mübeccel lüks bir hayat yaşasın, refahlı olsun, elini sıcak sudan soğuk suya sokmasın.

Müslüman ana babalar çocukları için böyle düşünmez.

Nasıl düşünür?

Oğlum kızım iyi insan, iyi Müslüman olsun, hayır hasenat yapsın, biz öldükten sonra, onların iyilikleri bizim defterimize de sadaka-i câriye olarak yazılmaya devam etsin.

Çocuklarınıza ehliyetli Ehl-i Sünnet hocaları tarafından özel din ve Kur'an dersleri verdiriniz.

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci - Yazar
17 TEM 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...