Sosyal Meseleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Meseleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Zekatın verileceği yerin en faziletlisi

Zekatın verileceği yerin en faziletlisi
Zekatın verileceği yerin en faziletlisi


•  Zekâtı vermek için muttaki, yâni Allâhü Teâlâ'dan korkan ve itaat edenleri seçmek, onların takvalarını artırır ve mükâfatı büyük olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Yemeğinizi müttakî kimselere yedirin, sadakalarınızı da mü'minlere verin." buyurmuştur.

•  En iyisi nimetin Allah'tan olduğunu bilip de Allah'a şükredenleri seçmektir. Çünkü kulların en çok şükredenleri, nimeti Allah'tan bilenlerdir. Şübhesiz böylelerine yapılan yardım kaybolmaz.

•  Bilhassa ilim tahsil eden veya ilim sâhibi ve İhlâslı fakirleri seçmelidir. Çünkü Allah rızâsı niyeti ile ilim tahsil etmek en büyük ibâdettir. İbn-i Mübarek (r.h.) sadakalarını bilhassa âlimlerin fakirlerine verirdi. Niçin böyle yaptığı sorulduğunda,

"Ben, peygamberlikten sonra ilimden daha üstün bir rütbe olduğunu zannetmiyorum. İlim sahiplerinin ihtiyâcını karşılayarak, okumalarını temin etmek daha makbuldür." diye cevap vermiştir.

•  Kendini ilim öğrenmeye ve öğretmeye vermek şartı ile, zengin de olsa zaruri ihtiyaçları için talebenin zekât alması caizdir. Çünkü talebe kazanmaktan âcizdir.

Zekat verme şerefi

Zekat verme şerefi


İslâm dininin şartlarından olan zekât ibâdeti Kur'ân-ı Kerîm'de otuzdan fazla yerde namazla beraber zikrolunmuştur. Allâhü Teâlâ (meâlen):

'...Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekâtı verirlerse yollarını açık bırakınız...' (Tevbe-5) diğer bir âyet-i kerîmede (meâlen):

'... Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar.." (Tevbe-11) buyuruyor.

Cenâb-ı Hakk'a karşı malımız ile olacak kulluk, zekâtımızı vermekle olur. Zengin (nisab miktarına mâlik) olanlar malının kırkta birini her sene zekât olarak vermelidirler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

"Karada ve denizde mal, ancak zekâtın verilmemesi sebebiyle telef olur." buyurmuştur.

2 Ağustos 2011 Salı

Yetimleri Gözetmek

Yetimleri Gözetmek


Peygamberimizin yetim çocuklara apayrı bir şefkati vardı. Onlara çok müşfik/şefkatli davranırdı. Kendisi de yetim olarak büyüdüğü için, yetimliğin ne kadar acı ve zor olduğunu biliyordu. Yetimlere olan merhametinden dolayı, devamlı olarak onları korur, haksızlığa uğradıkları zaman haklarını arardı.

Ebû Cehil, bir yetimin vasisiydi. Çocuğun bütün malı yanındaydı, fakat ona koklatmıyordu.

Bir gün çocuk aç ve çıplak olarak geldi, malından birşey istedi. Ebû Cehil, azarlayarak yanından kovdu. Sonra da Kureyş'in ileri gelenleri çocukla alay ederek, "Muhammed'e git de, sana yardımcı olsun" dediler.

Onların bu kötü niyetini anlamayan saf ve masum çocuk doğruca Peygamberimize gitti. Halini arz etti. Peygamberimiz çocuğu yanına alarak Ebû Cehil'in
bulunduğu yere geldi. Yetimin hakkını vermesini söyledi. Peygamberimizi karşısında gören Ebû Cehil hiç itiraz etmeden yetimin malım iade etti.

Ebû Cehil'in bu uysallığını gören müşrikler, "Sen de sapıttın, Muhammed gibi çocuklaştın" diye onu küçümsediler.

Ebû Cehil tuhaf bir haldeydi. Onlara şöyle dedi:

21 Haziran 2011 Salı

Türkiye Çok İlerliyor... Zina Suç Değil... (!)

Türkiye Çok İlerliyor... Zina Suç Değil... (!)   ZİNA FACİASI

Vak'a Diyarbakır'da geçer. Beş çocuk annesi Azize, internette tanıştığı genç sevgilisini geceleyin eve alır. Kocası bitişik odada mışıl mışıl uyumaktadır.


Kadın ve aşığı bitişik odada zina yaparlar. Koca gürültüden uyanır aşıkları çıplak olarak basar. Üç kişi (karı, koca, aşık) arasında tartışma başlar. Azize korkar kendini üçüncü katın penceresinden atar. Alttaki marketin brandasına, sonra da park etmiş otomobilin üzerine düşer, ölmez yaralanır.

Ardından aşık da pencereden atlar. Ağır yaralanır. Halen hastanede bakım altındadır, hayatî tehlikeyi atlatmamıştır.

Aşığıyla buluşan genç kadın yirmi gün süren tedavisinin ardından Sosyal Hizmetler İlMüdürlüğü tarafından mahkeme kararıyla lâik devletin koruması altına alınır.

Aldatılan koca, karısının izini bulur. Valiliğe baş vurur, "Ben karımı affettim, ona zarar vermeyeceğim..." mealinde bir dilekçe verir.

Valilik, aile birliğini korumak adına bu talebi haklı bulur.

Kadın da kocasıyla tekrar birleşmek ister.

Valilik kadını kocasına verir.

Karı koca bir otele yerleşirler.Odalarından kavga ve tartışma sesleri gelir.

Bir müddet sonra kadın pencereden atlar (veya atılır), yere çakılır ve can verir.

Koca yakalanır, mahkemeye sevk edilir.

"Habertürk" menşeli bu haber, Vatan gazetesinin internet sitesinde 23 Nisan Cuma tarihinde yayınlandı.

Biliyorsunuz yeni Ceza Kanunu zinayı suç olarak kabul etmiyor.

Avrupalılar zina konusunda çok serbest, çok hoşgörülü...Biz de onlara uyduk.

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...