cia ajanı fethullah gülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cia ajanı fethullah gülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2012 Perşembe

Şok edici bir fotoğraf ve mühim sözler...

Dinlerarası Diyaloğu başlatan Vatikan gibi gözükse de, bunu esas isteyenler Yahudilerdir. 


Geçen haftaki yazımda, Eminönü Halk Eğitim Müdürlüğü binasında yapılacak olan konferansı duyurmuştum. O konferans gerçekleşti. Çok da mühim şeyler söylendi. 

Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi profesörlerinden 9 dil bilen Mehmet Bayraktar’ın, not alabildiğim bazı cümlelerini aktarmak isterim:

“Dinlerarası Diyaloğu başlatan Vatikan gibi gözükse de, bunu esas isteyenler Yahudilerdir. Dinlerarası Diyalog yapması için Vatikan’a baskı da ABD’den geliyor. Dinlerarası Diyalog esas olarak 1892’de ABD’de başladı. Bu proje, ABD’deki büyük sermaye sahiplerinin finansı ile oluyor.
Onların isteği, “İnsanlık dini” diye bir şey. Bu projede, ilâhîlik ve peygamber inancı yoktur. Onlara göre Kur’an’ı peygamber yazmıştır. En büyük hedefleri Kur’an’ı ortadan kaldırmaktır. Baksanıza Peygamberimiz’i küçük düşürücü karikatürler yapıyorlar. Buna rağmen Diyalogcular Peygamberimiz’e gerekli şekilde sahip çıkmıyorlar. Halbuki onlar (Hıristiyanlar) bize “Muhammedân” diyorlar. “Muhammed’e tapanlar” demektir.
 
Hıristiyan kardinalleri arasında Yahudi olanlar var. Bunların hiçbiri papa olmadı ama papa seçildi, Papa Jan Pol bir Yahudi dönmesidir. Şimdiki papa da dönmedir. (Aslen Polonya yahudisi.)

Dinlerarası Diyaloğun hedefi dünyada tek inanç ve tek din olmasıdır. Adı da dünya dini. Nitekim Dinlerarası Diyalog faaliyetini yürüten Vatikan’ın kendi kayıtlarında, Dinlerarası Diyaloğun ekümeniklik (dünya hükümranlığı) ve misyonerlik olduğu yazılıdır. 

Buna Türkiye’de ilk önderlik yapan Kasım Gülek ve İhsan Doğramacı’dır.

Bizdeki diyalogcular “Kur’an, ehl-i kitabın (Hıristiyan ve Yahudilerin) Müslüman olmasını istemiyor” diyorlar. Böylece ortalığı Hıristiyan misyonerlerine bırakıyorlar. Oysa Hıristiyanlar, “Allah hem birdir hem üçtür” diyorlar.”

Prof. Bayraktar, konuşması arasında insanı dehşete düşüren bir fotoğraf gösterdi. “Dinlerarası Diyalogla hedefleri işte budur. Bu, Dinlerarası Diyaloğun fotoğrafıdır” dedi.

Dinler arası diyalog heykeli
Fotoğraf şöyle:
Üç kişi Bremen mızıkacıları gibi üst-üste... En altta sözümona bir Müslüman, onun üstünde bir Hıristiyan, en üstte de bir Yahudi...
Fotoğrafı daha açık tarif edeyim:
Beyaz elbiseli, başı takkeli bir adam seccâde üzerinde secdeye varmış. Yanıbaşında elinin yanında bir İncil. Bu kimse müslümanı temsil ediyor.
Onun üzerine birisi çıkmış, namazda oturur gibi müslümanın sırtına oturmuş. Hıristiyanların duâ halinde yaptıkları gibi, parmak uçları yukarıya doğru olarak ellerini birbirine yapıştırmış. Elinde de bir tesbih var. Bu da hıristiyanı temsil ediyor.
Üçüncü şahıs en üstte... Hıristiyanın omuzlarına basmış. Kendisi ayakta. Elinde de sözümona Kur’an var. Bu da Yahudi oluyor...
Bitmedi...

Yan taraftaki kâide üzerinde bir silah var. Silahın namlusunun ucunda Yahudilerin yedi kollu şamdanı. Duvarda ise kocaman bir haç... Bir kadın da eliyle bunları işaret ediyor.
Mehmet Bayraktar Hoca’nın söylediği gibi, Dinlerarası Diyalogun fotoğrafı ve hedefi işte bu...



“ABD’nin 1933-39 Moskova büyükelçisi, ülkesi için kaleme aldığı bir raporda ezcümle “SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin) en zayıf noktası dindir. Onları bu noktadan bitirelim. Üç dini kontrol altına alalım...” diyor. 

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Müslümanı, sivili öldürüyor, sonra tekbir getiriyor; Allahü Ekber!

Müslümanı, sivili öldürüyor, sonra tekbir getiriyor; Allahü Ekber!
Müslümanı, sivili öldürüyor, sonra tekbir getiriyor; Allahü Ekber!

Müslümanı, sivili öldürüyor, sonra tekbir getiriyor; Allahü Ekber! Mücahid gibi gösterilmek istenilen teröristler; Suriyeli muhalifler...

Müslüman coğrafyası kan ve gözyaşı içinde, kan döken isyancıların dillerinde tekbir Allahu ekber, ama önlerinde Amerika rehber.

***

Allahu ekber “Amerika rehber!”



Amerika; Irak ve Afganistan işgallerinden sonra fazla zayiattan ötürü, işgal ederek hedeflerine maliyetli ulaşmak yerine, isyanlar çıkartıp bunları büyütüp, destekleyerek “düşük maliyetli işgal” yöntemi geliştirdi. 

Hele bizim gibi sadece seçimleri destekleyerek elde ettikleri sonuçlar ise aliyül ala olmuştur Sam amca için. Bu yolu seçtiklerini ABD eski Dışişleri Bakanı Rice söylemişti. Çünkü asker kaybından ötürü büyük bir baskı oluyor kamuoyunda, ayrıca milyarlarca dolar maddi kayıpları da ekonomi dengelerini bozmaktadır. 

AKP yönetimi kendilerine büyük bir ilham kaynağı olmuştur. Ülkenin en İslamcı kadrosunu başa getir, halk onları İslamcı sanıp baş tacı etsin, ama aslında onlar değişmiş, dönüşmüş birer Amerikancı, halkları ise bundan habersiz… 

Eski kimlikleri ile tanıyor, gözü kapalı her icraatlarını onaylıyor, oysa onlar “milli ve dini” gömleklerini çoktan çıkarmış, Amerika’nın pijama desenli gömleklerini, donlarını giymiş durumdalar. Halk memnun, Amerika memnun güzel alışveriş herkes memnun! 
Mısır’ın başına da “Müslüman Kardeşler” örgütü getirildi, ilk açıklamaları “eski anlaşmalara sadık kalacağız.” ”İstersen kalma zaten bu şartla getirildiniz” diyen yok tabi. Eski anlaşmalar dedikleri İsrail ile yapılan anlaşmalar. Birinci önceliği İsrail’in güvenliği olan ABD öyle şartsız, şurtsuz getirir mi? 

Müslüman Kardeşlerin, “Müslüman kalleşlere” dönüşüp dönüşmeyeceğini hep beraber göreceğiz… 
İşgal etmek yerine, isyan ettirerek bu isyanlara da “Arap Baharı” ismini veren ABD, daha az maliyetli, yeni işgal yöntemine de hayli hazırlık yaptığı görünüyor. İsyanları organize işinde taşeron ülke, isyancılar ise özel eğitimli kiralık ajanlar kullanmaktadır. 

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin okullarını kapattı

Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin okullarını kapattı
Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin okullarını kapattı
Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin bu ülkedeki okullarını kapattı.

Okulların, Gülen Cemaati’nin bu ülkenin idari ve kültürel yapısına sızmaya çalıştığı, ABD için casus toplamaya çalıştığı gerekçesiyle kapatıldığı iddia edildi.

Haberi, Fars Haber Ajansı (FHA) duyurdu. Ajansın haberine göre; Türkmenistan yönetimi Nur Cemaati’nin Türkmenistan’da dini – siyasi nüfuzundan duyduğu kaygı yüzünden 1990 yılından beri bu ülkede faaliyet yürüten tüm Türk okullarının faaliyetini askıya aldı. Türk okullarından sadece Başkent Aşkabat’taki Mustafa Kemal Atatürk Okulu’nun, öğrencileri eğitimlerini tamamlayınca dek faaliyetini sürdürmesine izin verildi.

FHA’nın haberinde, söz konusu Türk okullarının eğitim çalışmalarının yanı sıra hedef ülkelerde Türk milliyetçiliğinin propagandasını yaptığı ve okullardan mezun olan öğrencileri hedef ülkelerde anahtar mevkilere atamak için rüşvet bile verdiği ifade edildi.

Haberde ayrıca şu değerlendirme ve iddialara da yer verildi:

CIA'nın dünya çapında kullandığı paravanı; Fethullah Gülen ve cemaati

CIA'nın dünya çapında kullandığı paravanı; Fethullah Gülen ve cemaati
CIA'nın dünya çapında kullandığı paravanı; Fethullah Gülen ve cemaati
RUSYADAN DARBE..

Rusya'dan Fethullah Gülen'e ağır darbe! Rusya Yüksek Mahkemesi, Fethullah Gülen tarikatının bütün faliyetlerini yasakladı. Yüksek Mahkeme, Gülen okullarının kapatılmasına karar verdi. Rusya'nın önde gelen kuruluşlarından Yakın Doğu Enstitüsü de Gülen örgütünün CIA'nın paravanı olduğunu belirtti.

Rusya'da, Fethullah Gülen cemaatine bağlı grupların faaliyetleriyle ilgili davadan yasaklama kararı çıktı.

Rusya Yüksek Mahkemesi, başsavcılığın talebi doğrultusunda Gülen cemaatini, "aşırı örgüt" kapsamında değerlendirdi ve faaliyette bulunmasını yasakladı.

Mahkemede "Uluslararası dini örgütlenme" olarak bahsedilen Gülen hareketinin, geçen yıl kitapları yasaklanan Saidi Nursi'nin fikirlerini savunduğu ifade edildi.

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...