Dinler arası diyalog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dinler arası diyalog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2012 Perşembe

Şok edici bir fotoğraf ve mühim sözler...

Dinlerarası Diyaloğu başlatan Vatikan gibi gözükse de, bunu esas isteyenler Yahudilerdir. 


Geçen haftaki yazımda, Eminönü Halk Eğitim Müdürlüğü binasında yapılacak olan konferansı duyurmuştum. O konferans gerçekleşti. Çok da mühim şeyler söylendi. 

Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi profesörlerinden 9 dil bilen Mehmet Bayraktar’ın, not alabildiğim bazı cümlelerini aktarmak isterim:

“Dinlerarası Diyaloğu başlatan Vatikan gibi gözükse de, bunu esas isteyenler Yahudilerdir. Dinlerarası Diyalog yapması için Vatikan’a baskı da ABD’den geliyor. Dinlerarası Diyalog esas olarak 1892’de ABD’de başladı. Bu proje, ABD’deki büyük sermaye sahiplerinin finansı ile oluyor.
Onların isteği, “İnsanlık dini” diye bir şey. Bu projede, ilâhîlik ve peygamber inancı yoktur. Onlara göre Kur’an’ı peygamber yazmıştır. En büyük hedefleri Kur’an’ı ortadan kaldırmaktır. Baksanıza Peygamberimiz’i küçük düşürücü karikatürler yapıyorlar. Buna rağmen Diyalogcular Peygamberimiz’e gerekli şekilde sahip çıkmıyorlar. Halbuki onlar (Hıristiyanlar) bize “Muhammedân” diyorlar. “Muhammed’e tapanlar” demektir.
 
Hıristiyan kardinalleri arasında Yahudi olanlar var. Bunların hiçbiri papa olmadı ama papa seçildi, Papa Jan Pol bir Yahudi dönmesidir. Şimdiki papa da dönmedir. (Aslen Polonya yahudisi.)

Dinlerarası Diyaloğun hedefi dünyada tek inanç ve tek din olmasıdır. Adı da dünya dini. Nitekim Dinlerarası Diyalog faaliyetini yürüten Vatikan’ın kendi kayıtlarında, Dinlerarası Diyaloğun ekümeniklik (dünya hükümranlığı) ve misyonerlik olduğu yazılıdır. 

Buna Türkiye’de ilk önderlik yapan Kasım Gülek ve İhsan Doğramacı’dır.

Bizdeki diyalogcular “Kur’an, ehl-i kitabın (Hıristiyan ve Yahudilerin) Müslüman olmasını istemiyor” diyorlar. Böylece ortalığı Hıristiyan misyonerlerine bırakıyorlar. Oysa Hıristiyanlar, “Allah hem birdir hem üçtür” diyorlar.”

Prof. Bayraktar, konuşması arasında insanı dehşete düşüren bir fotoğraf gösterdi. “Dinlerarası Diyalogla hedefleri işte budur. Bu, Dinlerarası Diyaloğun fotoğrafıdır” dedi.

Dinler arası diyalog heykeli
Fotoğraf şöyle:
Üç kişi Bremen mızıkacıları gibi üst-üste... En altta sözümona bir Müslüman, onun üstünde bir Hıristiyan, en üstte de bir Yahudi...
Fotoğrafı daha açık tarif edeyim:
Beyaz elbiseli, başı takkeli bir adam seccâde üzerinde secdeye varmış. Yanıbaşında elinin yanında bir İncil. Bu kimse müslümanı temsil ediyor.
Onun üzerine birisi çıkmış, namazda oturur gibi müslümanın sırtına oturmuş. Hıristiyanların duâ halinde yaptıkları gibi, parmak uçları yukarıya doğru olarak ellerini birbirine yapıştırmış. Elinde de bir tesbih var. Bu da hıristiyanı temsil ediyor.
Üçüncü şahıs en üstte... Hıristiyanın omuzlarına basmış. Kendisi ayakta. Elinde de sözümona Kur’an var. Bu da Yahudi oluyor...
Bitmedi...

Yan taraftaki kâide üzerinde bir silah var. Silahın namlusunun ucunda Yahudilerin yedi kollu şamdanı. Duvarda ise kocaman bir haç... Bir kadın da eliyle bunları işaret ediyor.
Mehmet Bayraktar Hoca’nın söylediği gibi, Dinlerarası Diyalogun fotoğrafı ve hedefi işte bu...



“ABD’nin 1933-39 Moskova büyükelçisi, ülkesi için kaleme aldığı bir raporda ezcümle “SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin) en zayıf noktası dindir. Onları bu noktadan bitirelim. Üç dini kontrol altına alalım...” diyor. 

12 Eylül 2012 Çarşamba

Yeni Pusu: Yeni Ortadoğu Diyaloğu

Arap Uyanışı ve Ortadoğu'da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler
Arap Uyanışı ve Ortadoğu'da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), Genişletilmiş Ortadoğu Projesi (GOP) derken, Ortadoğu'yu şekillendirmek adına yeni bir proje gündeme sokuluyor. İstanbul'da çok sayıda Hıristiyan, Evanjelik ve Diyalogcu isim biraraya gelerek Ortadoğu'nun geleceğini masaya yatırdı. Acaba  sıradaki proje Yeni Ortadoğu Diyaloğu mu?


İLGİNÇ TOPLANTI, İLGİNÇ İSİMLER

"Arap Uyanışı ve Ortadoğu'da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler" konulu toplantı dün İstanbul'da başladı. Ortadoğu'da yaşanan çatışmaların son bulması için yapılan toplantıya katılan konukların arasında ilginç isimler yer alıyor. Konukların arasında "Dinlerarası Diyalog" danışmanları ve "Siyonist Hıristiyan" olarak nitelenen Evanjeliklerin de bulunması toplantının amacını özetliyor. Çalıştay'ın amacı olarak Ortadoğu'da akan kanı durdurmak açıklanıyor, ancak Ortadoğu'da akan kanın kimler tarafından ve niçin akıtıldığını da bilmeyen yok tabii.

DİYALOGCULAR VE EVANJELİKLER

Katılımcılar arasında öne çıkan isimlerden biri Suad Younan. Younan 2010 yılından  bu yana, Lüteryen Dünya Federasyonu başkanlığı görevini yürüten, 1998 yılından beri de Filistin, Ürdün ve Kutsal Topraklar Evanjelik Lüteryen Kilisesi Piskoposu olan Munib Younan'ın eşi. Aynı zamanda ELCJHL kadın komitesi başkanı da olan Younan, Lüteryen Kilisesi, uluslararası ve yerel STK'lar ile birlikte kadınlara yönelik faaliyetler de yürütüyor. İnançlar arası diyalog bağlamında insan haklarıyla ilişkili meselelerde de aktif olarak çalışıyor. Bir diğer katılımcı Dr. Aly Al-Saman'da. Dinlerarası Diyalog Özel Temsilcisi. Al-Saman aynı zamanda Dinlerarası Diyalog Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı.

DERİN TEREDDÜTLER!

Millî Gazete'nin üç gün önce "İstanbul'da ilginç toplantı' başlığıyla verdiği  "Arap Uyanışı ve Ortadoğu'da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler" başlığıyla İstanbul'da yapılan toplantı derin tereddütleri de gündeme taşıdı.
* Toplantının en önemli kısmı neden basına kapalı yapıldı? İslam dünyasından gizlenmek istenen neydi?
* Konuşmacıların sık sık vurgu yaptığı YENİ ORTADOĞU kavramıyla ne kastediliyor? Yeni Ortadoğu BOP'un revize edilmiş ismi mi?
* Neredeyse tamamı  Müslüman nüfusun yaşadığı coğrafya olan Ortadoğu'da barış için neden Hıristiyan aleminden çok ilginç isimler davet ediliyor?
* Toplantıya katılan bazı davetlilerin küresel Dinlerarası Diyalog Çalışmalarının önemli isimleri oluşunun belli bir maksadı var mı?
* 'Ortak Gelecek Tasavvuru' kavramı Ortadoğu'da tasarlanan yeni bir süreci mi ifade ediyor?
* Bu süreçte Türkiye, dinlerarası diyalog çalışmaları çerçevesinde Yeni Ortadoğu'yu Hıristiyanlarla birlikte inşa etmek mi istiyor?
* Derin tereddütleri zihinlere kazıyan bu toplantıya 'Hıristiyan Siyonistler' olarak bilinen ve özellikle de Filistin'de Müslümanlara hayat hakkı tanımayan ve Mescid-i Aksa'nın yıkılmasına, Armegedon savaşının yapılmasına iman etmiş olan Evanjelik tarikatından temsilci neden davet edildi?
* Zalimlerle mazlumların, adeta kurtla kuzunun aynı masaya oturtulduğu böylesi bir toplantı neden Türkiye'nin öncülüğünde ve İstanbul'da yapılıyor?
"Arap Uyanışı ve Ortadoğu'da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler" konulu çalıştay dün İstanbul'da başladı. Ortadoğu'da yaşanan çatışmaların son bulması için yapılan çalıştaya katılan konukların arasında ilginç isimler yer alıyor. Konukların arasında "Dinlerarası Diyalog" danışmanları ve "Siyonist Hıristiyan" olarak nitelenen Evanjeliklerin de bulunması toplantının amacını özetliyor. Çalıştay'ın amacı olarak Ortadoğu'da akan kanı durdurmak açıklanıyor, ancak Ortadoğu'da akan kanın kimler tarafından ve niçin akıtıldığını da bilmeyen yok tabii.

KİRLİ PLANLAR ALTINDA "ORTAK BİR GELECEK TASAVVURU"

16 Ağustos 2012 Perşembe

Kim bu Hüseyin Gülerce? Neye, kime hizmet ediyor?

Kim bu Hüseyin Gülerce? Neye, kime hizmet ediyor?
Kim bu Hüseyin Gülerce? Neye, kime hizmet ediyor?
Adam sözde Müslümanlara hitap eden, tersinden okunduğunda adı NAMAZ olan gazetenin ve Gülen cemaatinin etkili ve yetkili ismi... Hüseyin Gülerce...

Ama kimliğinde Musevi yazan bir işadamı öldüğünde ardından "rahmetli" diyebiliyor.. Daha mı ne yapıyor? Okuyun görün...

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin okullarını kapattı

Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin okullarını kapattı
Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin okullarını kapattı
Türkmenistan da Fethullah Gülen Cemaati’nin bu ülkedeki okullarını kapattı.

Okulların, Gülen Cemaati’nin bu ülkenin idari ve kültürel yapısına sızmaya çalıştığı, ABD için casus toplamaya çalıştığı gerekçesiyle kapatıldığı iddia edildi.

Haberi, Fars Haber Ajansı (FHA) duyurdu. Ajansın haberine göre; Türkmenistan yönetimi Nur Cemaati’nin Türkmenistan’da dini – siyasi nüfuzundan duyduğu kaygı yüzünden 1990 yılından beri bu ülkede faaliyet yürüten tüm Türk okullarının faaliyetini askıya aldı. Türk okullarından sadece Başkent Aşkabat’taki Mustafa Kemal Atatürk Okulu’nun, öğrencileri eğitimlerini tamamlayınca dek faaliyetini sürdürmesine izin verildi.

FHA’nın haberinde, söz konusu Türk okullarının eğitim çalışmalarının yanı sıra hedef ülkelerde Türk milliyetçiliğinin propagandasını yaptığı ve okullardan mezun olan öğrencileri hedef ülkelerde anahtar mevkilere atamak için rüşvet bile verdiği ifade edildi.

Haberde ayrıca şu değerlendirme ve iddialara da yer verildi:

CIA’nın 'favori imamı' Fethullah Gülen

CIA’nın 'favori imamı' Fethullah Gülen
CIA’nın 'favori imamı' Fethullah Gülen
Son iki yılda cemaate yakın onlarca iş adamını tutuklayıp sınır dışı eden Özbekler, son olarak Turkuaz Grup'un patronlarından Vahit Güneş’e de kapıyı gösterdi. Taşkent yönetimi son olarak Türk yapımı sitcomları da yasakladı

Özbekistan’la Türkiye arasındaki “Gülen çatlağı” giderek büyüyor. Son iki yılda bazılarının Gülen cemaatiyle bağlantılı olduğu iddia edilen 54 iş adamı tutuklandı. Tutuklanan iş adamlarından on ikisi bir süre hapis yattıktan sonra Özbekistan’daki mülklerine el konularak sınır dışı edildi.

Özbek yönetimi son olarak da Türk yapımı Sitcomların Özbek televizyon kanallarında yayınlanmasını yasakladı. Kararda söz konusu dizilerin Özbek toplumu için “uygunsuz” olduğu ifade edildi. Özbekistan'da tutuklandıktan sonra sınır dışı edilenlerden biri de Turkuaz Grup'un patronlarından Vahit Güneş.

AKP İKTİDARINA SUÇLAMA

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Fethullah'çılar ayarı iyice kaçırdılar; Dağıttıkları siyer kitabında da diyalog fitnesi çıktı

Fethullah'çılar ayarı iyice kaçırdılar; Dağıttıkları siyer kitabında da diyalog fitnesi çıktı

"Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı EFENDİMİZ" isimli siyer kitabının müellifi , FETHULLAHÇI Nil Yayınları'nı bünyesinde bulunduran Kaynak Yayın Grubu'nun Genel Yayın Yönetmeni Dr. Reşit Haylamaz’dan Peygamber Efendimiz (Sallallahü Alehi ve Sellem)’e müteveccih çirkin iftira;

Muştu yayınlarının neşrettiği, Yeni Şafak gazetesinin de promosyon olarak dağıttığı “Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı EFENDİMİZ” isimli siyer kitabının müellifi Dr. Reşit Haylamaz “Cennet” başlığı altında sayfa 152’de bakın Peygamber Efendimize (sav)’e müteveccih nasıl çirkince iftiraya yelteniyor;

30 Haziran 2012 Cumartesi

Said-i Nursi(Said Okur)'nin küfre götüren büyük hataları

Said-i Nursi(Said Okur)'nin küfre götüren büyük hataları

Said Nursî’nin hemen hemen, bütün risâle’lerinde tekrarladığı (Esâsen, risâle’ler birbirinin usandırıcı birer tekrarından ibârettir.) çok önemli, fâhiş, te’ville, tashîh ile telâfisi mümkün olmayan, “eski Said, yeni Said,” tekerlemeleriyle geçiştirilmeyecek, inananları küfre kadar götürecek hatâ’larla doludur. 

FÂHİŞ VE KÜFRÜ MÜLTEZİM BÜYÜK HATA’LAR ZİNCİRİ: 

Süleyman Hilmi Tunahan (K.s.) nın Said-i Nursi’yi takdir ettiğine dair söylenen/anlatılan/yazılan bütün bilgiler uydurmadır

Süleyman Hilmi Tunahan (K.s.) nın Said-i Nursi’yi takdir ettiğine dair söylenen/anlatılan/yazılan bütün bilgiler uydurmadır
Süleyman Hilmi Tunahan (K.s.) nın Said-i Nursi’yi takdir ettiğine dair
söylenen/anlatılan/yazılan bütün bilgiler uydurmadı
r

“Cesaretin Varsa”, diye bizi düelloya da’vet eden ve fakat asgarî, asıl adını ve soyadını yazma mertliğini gösteremeyen pek aziz okuyucum.... 

Said Nursî’yi tenkid mevzu’unda bizi, ateistlerle aynı kefeye koymuşsunuz. Oysa ki, ataistler, din düşmanlıklarını, küfr-ü inâdî’lerini ortaya koymak için, diğer bütün İslâm âlimleri ve Müslüman’lara olduğu gibi Said Nursî’ye de saldırıyorlar. Said Nursî hakkında bizlerin tenkid’leri, mücerred gayret-i diniyye’mizdendir. Gerekçelerini, sebeplerini aşağıda tafsilatlı olarak anlatacağım.

Allah yolunda, Sünnet-i Saniyye’ye tam ittibâ ve temessük yolunda, Füyûzât-ı Muhamediyye’nin neşri yolunda, bizleri vazifelendiren, Allah, O’nun Resûlü ve Nakîkî Vâris-i olan, Sahib-i Zaman, Mürşid-i Kâmil ve Mükemmil, Müceddid, Medâr Mürşid, Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri’dir. Biz’ler, Allah’ın me’muru, Resûlü’llâh’ın me’muru, Din-i Mübîn me’muru, Kitabü’l-llâh’ın me’muru, Füyûzât-ı Muhammedî’nin me’muruyuz. 

Bunların dışında, bizi me’mur edecek, bizlere vazife verecek herhangi bir güç yoktur.
“Anketlerde hizmetleri öne geçmiş olan,” zatın kimlere hizmet ettiğine gelince: “Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan dinler arası diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hattâ biraz cür’etle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevâzî yardımlarımızı sunmak için size geldik...” 

5 Haziran 2012 Salı

Gülen Cemaati iyice ayarı kaçırıyor; Ayasofya'da hem namaz kılınmalı hem de Hıristiyan ayini yapılmalıymış. Hedef dinleri birleştirmek. Hedef MOON'a hizmet etmek. Hedef misyonerlik.

Gülen Cemaati iyice ayarı kaçırıyor; Ayasofya'da hem namaz kılınmalı hem de Hıristiyan ayini yapılmalıymış. Hedef dinleri birleştirmek. Hedef MOON'a hizmet etmek. Hedef misyonerlik.
Gülen Cemaati iyice ayarı kaçırıyor; Ayasofya'da hem namaz kılınmalı hem de Hıristiyan ayini
yapılmalıymış. Hedef dinleri birleştirmek. Hedef MOON'a hizmet etmek. Hedef misyonerlik.

Temel felsefesi bütün dinleri birleştirmek olan Misyoner MOON'a hizmet eden Gülen cemaati, Ayasofya'da hem namaz kılınmasını hem de pazar günleri ayin yapılmasını istiyor. "Müslüman iseviler" diye türetilen bir uydurma tabir ile bu, dinlerin birleştirilmesi projesine ve misyonerlere hizmet ediliyor.Müslümanlar, önce, "Diğer dinler de haktır. Onların mensupları da cennete girecek." inancına sevk edilecek, bunda sonraki aşamada ise "İslam değil diğer dinler hak." inancı kabul ettirilecek.

Bu derin projeler gereği kelime oyunları ile halkın kafası karıştırılıyor.  Sonradan, Kur`an`ı ve Hz. Peygamberimizi (s.a.v.) kabul eden Hıristiyanlara Müslüman İsevi değil sadece Müslüman denir, muhtedi denir  ve onlar İsevi kültürünü/şeriatini değil Muhammedi kültürü/şeriati kabullenmek zorundadırlar. İki dini dahi hak kabul eden kişi Müslüman değildir. Sonradan İslam'ı kabul eden bir Museviye, Müslüman Musevi mi diyoruz ki, doğru düzgün İslam'ı kabul edip etmediği belli olmayan bu kişilere "Müslüman İsevi" diyelim? "Ben Müslüman oldum ama Müslüman olmadan önce tabi olduğum kendi dinimi de hak kabul ediyorum." diyen kişi Müslüman kabul edilemez. Kaldı ki İsa aleyhisselamın getirdiği hak şekli ile İsevi olabilen kimse yok. İsevi şeriatı bozuldu. Bozulmasaydı bile İsevilik nesh edildi ve yerine şeriat-ı Muhammedi geldi... Daha önceki bütün hak şeriatlar nesh edildi/yürülükten kalktı. Bakın, bütün bunlara rağmen, Gülen cemaatinin bağlılarından olan Nevzat Tarhan, haber7.com sitesindeki yazısında neler saçmaladı;

Ayasofya için sıradışı bir teklif

1934’e kadar mabed olan Ayasofya kelime karşılığı ile “Yüksek Hikmet” olan adını değiştirmeyen atalarımızın bir bildiği mi vardı acaba? Rivayet doğru ise “Ayasofya’nın kilise haline çevrilmesi, bu mümkün olmazsa müze yapılması”nın taahhüt edildiği Lozan Antlaşması’nın gizli maddesi olduğu söyleniyor.

1 Haziran 2012 Cuma

"Dinler arası diyalog olamaz. Dinler birbirlerine dönüştürülemez." Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez

"Dinler arası diyalog olamaz. Dinler birbirlerine dönüştürülemez." Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez
"Dinler arası diyalog olamaz. Dinler birbirlerine dönüştürülemez."
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez
Son yıllarda bütünüyle İslam aleminde ve ülkemizde adeta kasırgaya dönüştürülen ve İslam itikadında onarılması güç yaralar açmaya başlayan DİNLER ARASI DİYALOG çalışmalarına anlamlı reddiye geldi.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Çok büyük oyunlar kuruyorlar; yeni bir din türetilmek isteniyor... Dinler arası diyalog tuzaklarına karşı dikkat!

Çok büyük oyunlar kuruyorlar; yeni bir din türetilmek isteniyor... Dinler arası diyalog tuzaklarına karşı dikkat!
Çok büyük oyunlar kuruyorlar; yeni bir din türetilmek isteniyor... Dinler arası diyalog tuzaklarına karşı dikkat!
Vaktiyle Hindistan'da Ekber Şah ismindeki sultan İslam'ı, Mecusiliği ve Hıristiyanlığı karıştırarak yeni bir din çıkartmıştı. Bu dine "Din-i İlahî" adını vermiş, "İbadet-hâne" denilen tapınaklar kurmuş, İslam selamını kaldırmış, onun yerine "Allahu Ekber" denilmesini emr etmiş, bunlara benzer temel değişiklikler ve yenilikler yapmıştı. .

Bugün Türkiye'de buna benzer bir hareket başlatılmıştır.

Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam bir kazanda kaynatılarak yeni bir din türetilmek isteniyor.

Bu dinin bazı özellikleri ve temel inançları şunlardır:

1. Kelime-i Tevhid'in ilk kısmını söylemek, gerektiğinde ikinci kısmını (Yahudileri ve Hıristiyanları üzmemek için) söylememek.

2. Kur'andaki "Allah katında (hak ve geçerli) din İslam'dır" temel inancını kaldırıp, onun yerine "Üç hak ibrahimî din vardır. Bunların üçünün mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennet'tir" inancını getirmek.

3. Kur'anın Yahudileri İslam'a çağırmadığını kabul etmek.

4. Yine Kur'anın Hıristiyanları İslam'a çağırmadığına inanmak.

5. İslam kadınlarının Yahudi ve Hıristiyan erkeklerle evlenmesini meşru görmek.

6. Muharref Tevrat ve İncil'i dinî referans olarak kabul etmek.

7. İslam'ın camilerini, kilise ve sinagoglara benzetmek için sıralar, tabureler, sandalyalarla doldurmak.

20 Mart 2012 Salı

Dünya genelinde yaşanan sorunların çoğunun sebebi bu proje; Arz-ı Mev'ud (Vaad Edilmiş Topraklar)

Dünya genelinde yaşanan sorunların çoğunun sebebi bu proje; Arz-ı Mev'ud (Vaad Edilmiş Topraklar)


Dünya nüfusuna kıyas edildiğinde bir avuç insan denilebilecek İsrail oğlulları (Yahudiler), iki bin senelik vatansızlıklarından sonra Allah'ın kendilerine vaat ettiklerine inandıkları İsrail devletini kurabilmek için bütün dünyayı birbirine kırdırıp, akıl almaz fitneler çıkartıp iki büyük dünya savaşı çıkarttılar. Bu savaşların sonunda tam 400 sene Osmanlı egemenliğinde kalmış topraklarımızda küçük de olsa bir İsrail devleti kurabilmeyi başardılar.

Şimdi ise çoktan kurulması gerektiğine ve geç kalındığına inandıkları Nil'den Fırat'a kadar Büyük İsrail devletini kurabilmeleri için üçüncü bir dünya savaşı çıkartıyorlar...

Yine sinsice ve taktik oynuyorlar.. Ellerinde tuttukları basın güçleri ile her halkı ayrı ayrı aldatıp kandırıyorlar..

15 Mart 2012 Perşembe

"Gerçek Kur'an" adında bir kitap bile türetmişlerdi; Dinler arası diyalog tuzakları...

Dinler arası diyalog maskesi altında ehl-i küfre hizmet eden, dinimiz İslam'a ve memleketimize ihanet eden kadrolar o kadar ileri gittiler ki "Gerçek Kur'an" adında bir kitap bile türettiler... Dinler arası diyalog tuzakları'na ve bu tuzakların Türkiye ayağı olan Fethullah Gülen'e karşı kalbinde iman olan her Mü'min'i uyarıyoruz... Dikkat edin!

Kur'an-ı Kerim'in değil bir ayeti bir harfi bile bozulmamıştır ki bu "Gerçek Kur'an" ifadesi ne demektir? Bozulmuş/tahrif olmuş Tevrat'tan ve İncil'den pasajlar alıp  üretilen bu sahte kitabın içine koymak ne demektir? Kalbinde gerçekten iman olan bir Müslüman lider bunu nasıl yapabilir/yaptırabilir?

Dinler arası diyalog maskesi altında yapılan ihanetler: Sözde Sırat Köprüsünden geçirilen Papaz ve Hahamlar. (Video)

Günümüzde Türkiye'deki baş piyonu Fethullah Gülen olan ve anlaşıldığı kadarı ile bir asırdan daha fazla bir süre önce kurgulanan planlarda-tuzaklarda gelinen son nokta...

Sembolik bir sırat köprüsü kurup üzerinden taharetsiz kafirleri, Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de kafir ve ebedi cehennemlik olduklarını açıkca beyan ettiği gâvurları geçirmişler ve simgesel bir mesaj vermişlerdi; "Yahudi ve Hıristiyanlar da sıratı geçecekler ve cennete girecekler."

Şimdi ise artık açıkça telaffuz ediyorlar ve "Ehl-i Kitap(Hıristiyan ve Yahudiler) cennete girecekler" diyorlar...
Bu itikad küfürdür ve kişiyi islam'dan çıkartır. Ebedi felakete sürükler...


"Fethullah Gülen Müslüman Değil. Kalbi gâvurdan yana!" Kadir Mısıroğlu

Herkesin fısıldaşdığını Kadir Mısıroğlu bağırdı; Fethullah Gülen Müslüman Değil... Kalbi gavurdan yana...

Dinler arası diyalog maskesi altında İslam Dini'nin en temel esaslarını bile inkar edip bozan ve kandırdığı saf Müslümanların itikadlarını/inançlarını Hıristiyanlığa yaklaştıran Fethullah Gülen, kanaat önderlerinden beklenen tepkileri görmeye başladı. Anlaşılan o ki bu Vatikan ve Yahudi merkezli tuzaklar ülkemizde tatbik edilmeye devam edildikçe de sert tartışmalar yaşanmaya devam edilecek...




"Fethullah Gülen parti kuracak." Kadir Mısıroğlu




Partinin adı ne olur bilemeyiz de amacı belli: Ortadoğunun ve Asya'nın tamamen Hıristiyanlaştırılması yolunda Türkiye'nin azami yardımı sergilemesi ve ABD-İsrail menfaatlerini gözetmesi. Bunları yaparken de İslami bir hüviyeti sergileyerek bağlılarını aldatabilmesi... Dinler arası diyaloğun daha etkin hale getirilmesi ve gelecek kuşakların Türklerinin tamamen Hıristiyanlaştırılması...

Dinler Arası Diyalog Tuzaklarında Gelinen Son Nokta; Artık Putlara da Tapabiliyorlar... Samanyolu TV' de Maceracı Skandalı

Dinler Arası Diyalog Tuzaklarında Gelinen Son Nokta; Artık Putlara da Tapabiliyorlar... Samanyolu TV' de Maceracı Skandalı...



Samanyolu TV'de ki Maceracı programında sunucu hiç bir sakınca görmeden putperestlere Allah'ın selamını verebiliyor ve dahası, onların sapık ibadetlerine ve ibadethanelerine "çok güzel, çok hoş" gibi ifadelerle tasdikte bulunabiliyor... Bunlar tabiri caizse Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar da bu mahallenin Müslümanları nerede? Hala mı gözlerini açıp Fethullah Gülen ve avanesinin İslam'ı ve memleketimizi Vatikan'a ve Dünya Yahudi Konseyi'ne sattığını göremeyecekler? Artık hiç bir sakınca olmadan bu çabaların bir "ihanet projesi" olduğu ifade edilebilir...

Hoca kılıklı bir sahtekar-hain; Fethullah Gülen (Hâşâ Kur'an-ı Kerim'in babası ölmüşmüş)

Fethullah Gülen "Kur'an'ın babası öldü"

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...