selanik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selanik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2011 Pazar

Türkiye'de Her Şeyin Altında Onların Parmağı Var Ama Tanınmıyorlar; Burla Biraderler

Burla Biraderler, Türkiye'nin Gizli Yahudi Zenginleri, Türkiye de sistemin mimarları,


Burla biraderler Monik hanım

Burla adı, her ne kadar yabancı olduğumuz bir isimmiş gibi görünse de, aslında yaşamımızın tam da ortasındalar. Dinlediğimiz radyodan buzdolabına, otomobilden okuduğumuz gazeteye kadar herşeyin altında onların imzası var. İşte bir ailenin bilinmeyen öyküsü

Monik Benerdate geçtiğimiz hafta hayata veda etti. Sosyete magazinini yakın takip edenlerin iyi bildiği bir isimdi. İstanbul'un hemen her önemli davetinde boy gösteren Monik Hanım, Burla Ailesi'nin kızıydı. Benerdate soyadı evlendikten sonra aldığı eşinin soyadıydı. (İlginç olan, Monik Hanım iki evlilik yapmıştı. İlk eşi  Benerdate Ailesi'ndendi. İkinci eşi ise Ceri Benerdate'ydi. İkinci eşi ilk eşinin kuzeniydi.) Ama Monik hanımın asıl zenginliği kendi ailesi Burla'lardan geliyordu. 
Peki Burla'lar kimdi?

Türkiye'nin sanayisinden medyasına kadar geniş bir yelpazede adlarından söz ettiren Burla Ailesi'nin tarihine bir uzanalım.

ÖNCE LİVORNO, SONRA SELANİK
Burla'lar İspanya'dan göç eden Musevi  bir aileydi.  Osmanlı İmparatorluğu'na sığınan binlerce seferad aile gibi onların da ilk durakları İtalya'nın Livorno kenti olmuş, ardından Selanik'e göç etmişlerdi. Selanik'te yerleştikleri yer ise bize tanıdık bir mahalleydi. Atatürk'ün de evinin bulunduğu Koca Kasım Paşa Mahallesi.

Eli ve Daniel Burla kardeşler Selanik'te ticaretle uğraştılar. İstanbul'a göç ettiklerinde de yanlarında hem yüklü miktarda para hem de önemli bir ticari gelenek getirmişlerdi. İlk şirketlerini Galata'da açtılar. Yıl 1911.

İthalat işleriyle uğraşıyorlardı. İthalat konusunda hemen hemen tekel gibiydiler. Ottaş'ı 1928 yılında kurdular. Ottaş Otomotiv ve Taşınmaz Mallar Sanayii. Bu aynı zamanda ülkemizin de ilk otomotiv şirketi oldu. 

Mustafa Kemal Atatürk'ün bindiği otomobillerin neredeyse tamamını (18 tane) Burla Biraderler ithal etmişti. Zaten Atatürk'le Selanik günlerinden tanışıyorlardı.

Burla Biraderler deyip duruyoruz ama bu biraderler kimdi?
Şirkette aktif olan iki kardeşti. Eli ve Daniel Burla! Şirket işlerine pek girmeyen bir başka kardeşleri daha vardı. Maya! 

(Maya Hanım Türkiye'deki şirkete pek karışmamıştı ama öyle bir aileye gelin gitti ki..! Burla Biraderlerin servetini birkaç kez katlayacak bu aile Grunberglerdi. Yani dünyaca ünlü Grundig markasına sahip olan aile)

Daniel Burla'nın iki erkek çocuğu oldu. Fred Burla ve Lori Burla...!
 Fred Burla'nın tek kızı oldu. Monika! O da Türkiyeli bir Musevi olan Benerdate'lere gelin gitti. Türkiye'de kaldı, cemiyet hayatının sevilen bir ismi oldu. 
Lori Burla'nın çocukları ise yurtdışında kalmayı tercih ettiler. 
Eli Burla'nın ise iki kızı oldu. Sara (Bernsten) ve Nadya (Sonman) 

VEHBİ KOÇ'LA KESİŞEN YOL

24 Aralık 2011 Cumartesi

Evet Ben Selanikliyim! (Sabetaycıyım!)

Evet Ben Selanikliyim! (Sabetaycıyım!)


Selanikli deyince ne gelir aklınıza? 1) Selanikli Yunanlılar. 2) Nazilerin katlettiği Selanikli yahudiler. 3) 1924'te mübadeleyle Türkiye'ye göç eden Selanikli müslümanlar. 4) Aynı mübadeleyle gelen ‘‘dönmeler.’’ İşte ‘‘Selanikli’’ denildiğinde, özellikle son kategoride olanlar kastedilir. 17. yüzyılda mesihliğini ilan edip, sonra müslümanlığı kabul etmek zorunda kalan İzmirli yahudi Sabetay Sevi'nin yandaşı birkaç ailenin soyundan gelen ‘‘Selanikliler’’, daha doğrusu ‘‘sabetaycılar’’, 350 yıl cemaatleri hakkında ser verip, sır vermediler. Ama 1990'larda içlerinden biri yazmaya, anlatmaya başladı. Ilgaz Zorlu, 29 yaşında. Annesi sabetaycı, babası dindar müslüman bir aileden. Cemaatinde çok iyi tanınıyor. Kimi ona deli diyor, kimi hain. Prof. Dr. İlber Ortaylı, ondan şöyle söz ediyor: ‘‘Bugün Sabetaycılar kendilerini henüz açıklamaz. Tek istisnanın, ama hakikaten tek istisnanın Ilgaz Zorlu olduğunu takdirle belirtmek gerekir.’’ Belge Yayınları, Ilgaz Zorlu'nun makalelerini ‘‘Evet, Ben Selanikliyim/Türkiye Sabetaycılığı’’ başlıklı bir kitap halinde yayınlandı. Onunla hayatını, sabetaycılığı ve sabetaycı cemaati konuştuk.

Sabetaycılığı ne zaman keşfettiniz?

-Annemle babam çalışıyorlardı, bana anneannem baktı. Anneannem Selanik'te doğmuş ve 24 yaşında mübadeleyle buraya gelmiş. Atatürk'ün ilkokul öğretmeni Şemsi Efendi de dedemin dedesi. Şemsi Efendi yaşadığı dönemde, büyük bir Kabbala bilgini ve sabetaycılar içindeki cemaatleri (Kapancılar, Karakaşlar, Yakubiler) birleştirmeye çalışıyor. Düşünün, üç yüzyıl boyunca müslüman gözüküyorsunuz, içerde yahudiliği uyguluyorsunuz, daha doğrusu yahudiliğin kabbalistik, mistik bir bölümünü. Cemaat tamamen içine kapalı. Ben 19 kuşak boyunca Sabetay Sevi'nin kardeşinin soyundan bir aileden geliyorum. Büyükannemin çok sağlam bir sabetaycı kültürü var, ama korkuyor. Çünkü Varlık Vergisi olayını, ondan önce Karakaş Rüştü olayını yaşamış. Cemaat asimile olma kararı almış.

KARAKAŞ RÜŞTÜ OLAYI

Karakaş Rüştü olayı nedir?

-Sabetaycıların Karakaş grubundan olan bu adam 1924'te bir anlaşmazlık sonucu cemaatin sırlarını gazetelere ifşa ediyor ve Atatürk'e mektup yazıyor. Biz asimile olamıyoruz, bizi ne olur müslüman yapın diyor. Anneannem korkarak anlatırdı. Bu olay olduğu zaman evleri basacaklar şayiası ortaya çıkmış. Birçok aile ellerindeki belgeleri yakmış.

Size de aynı gözle bakanlar var mı cemaat içinde? İkinci Karakaşzade Rüştü olduğunuzu söyleyenler?

-Evet, evet tabii. Benim için önce bu adam kendini Sabetay Sevi sanıyor dediler. Deli olmakla, Karakaşzade Rüştü olmakla, Mesih olmakla suçlandım. ‘‘Allah kahretsin, başımıza dert açacaksın’’ dediler.

Büyükannenizden neler öğrendiniz?

Selanik Dönmelerininin Türklükle Ne İlgisi Var? (Karakaşzâde Rüştü olayı)

Selanik Dönmelerininin Türklükle Ne İlgisi Var? (Karakaşzâde Rüştü olayı)

Anadolu milli ananelerimizin değiştirilmesinde her zaman öncülük yapan Selaniklilerin ülkemiz dışında tutulması isteniyor. Ankara 1 Kanunisani 1924 (Özel Muhabirimizden) 

Karakaş Rüştü imzasıyla buraya telgrafla başvuru yapılarak Selanik Dönmelerinin aslen, ırken ve soy bakımından Türklük, Müslümanlıkla ilgisi bulunmadığından bahsedilerek, bunların Türk toplumu dışında tutulması, veya ülkenin her tarafına dağıtılarak Türk nüfusuyla karışmaya meecbur edilmeleri istenmiştir. bu konuda ilgili olanlarla konuştum. Türk toplumuna kabul edilmiyeceklerse, bu esasın evvelce gelenlere uygulanması konusunda fikir belirtiyorlar.

Karakaş Rüştü Bey'in Ankara'daki Girişimi
Meclis içinde önemle karşılanmıştır. Bu konu hakkında önemli konuşmalar olmaktadır. 
Dünkü nüshamızla evvelki gece Ankara muhabiriizden gelen bir telgrafa atfen Selanikli Karakaş Rüştü bey'in kendi mensup olduğu aslen, ırken Türklükle alakası olmadığından söz ederek bunların Türk toplumunun dışında tuttulması veya ülkenin her tarafına dağıtılarak Türklerle kaynaşmaya mecbur edilmesini istediğini yazmıştık. 

Dün bu girişimin Ankara'da yaptığı etkiyle ilgili olarak aşağıdaki telgrafı aldık. 
Ankara 2 Kanunisani 1924 (Özel Muhabirimizden)
Büyük Millet Meclisi Üyeleri Karakaş Rüştü bey'in dün bildirmiş olduğum girişimini büyük bir önemle karşıladılar. Bu konu hakkında meclis kulislerinde önemli konuşmalar olmaktadır. Temaslarım sonucunda öğrendimki, büyük bir kısmı Selanik'ten gelen bu kimselerin memleketimizin büyük iktisadi kaynaklarını kendi ellerine geçirmek istemelerine karşı tedbir almanın gerekli olduğuna işaret etmişlerdir. 

Dün şehrimizde yapmış olduğumuz araştırmalara göre Karakaş Rüştü bey'in Şamlı Mağazasının ilerisinde olduğu bilinen Karakaş Mağazasının sahibi olduğu anlaşılmıştır. Bir süreden beri mağazasını Mehmet Feridun beylere bırakarak kendisi bazı özel teşebbüslere girişmiş, mütareke senelerinde almanya'da bazı şirketlerin idaresinde bulunmuştur. istanbul'a döndükten sonra çeşitli işlerle uğraşmaya başlayan Rüştü bey Almanya'da bazı şirketlerin idaresinde bulunmuştur. İstanbul'a döndükten sonra çeşitli işlerle uğraşmaya başlayan Rüştü bey, on beş günden beri Ankara'da bulunmaktadır.

Rüştü bey, uzun zamandan beri kendi hemşehrilerinin hareketlerine karşı olmakta ve onları tenkit etmekteymiş.

Dün muhtelif muhabirlerimizde Rüştü bey'in birçok hemşehrisiyle konuşmuş bu girişimi nasıl karşıladıklarını ve Rüştü bey'in bu hareketinin sebebinin ne olabileceğini araştırmışlardır.

Burada baş vurunun hangi nedenle yapıldığı bilinmemekle beraber Rüştü bey'in bildiğimiz hisleri ve düşünceleri bunun nedenini açıkça bize gösteriyor. Zaten kendisinin en yakın aile fertleri de Rüştü bey'in bu hareketini hislerine mağlup olmasına ve son senelerde ki bazı olayların kendi üzerinde bıraktığı etkiden kaynaklandığını belirtmektedir. anlaşıldığına göre, Rüştü bey Ankara’da dostlarıyla meydana gelen bir tartışma sonucunda bu işe girişmiştir. 

Dönmeliğin Hurafeleri Nedir veya Neydi? 8 Kanunisani 1924
Karakaşzade Rüştü bey'in Ankara muhabirimize verdiği malumatta, dönmeleri sınıflara ayırmaktadır ve yalnız bir sınıfı neslinin tükenmesi konusunda alakasızlıkla suçlamaktadır. Muhabirimiz diyor ki: Rüştü bey nesline bağlı onun iyiliğine çalışan samimi bir Dönmedir.

Dönme tabiri İslam aleminde bir mühtedinin ömrünün sonuna kadar devam ederken, Sabatay Sevi ve kabilesi her nedense iki buçuk asırdan beri bu özelliği kavrayamamıştır.

Dönmelik meselesi etrafında dönen bazı esrarlı rivayetler çeşitli maksatlarla ortaya çıkar ve ara sıra tüm toplumun ilgisini çeker. Bunlar kakkında benim fazla bilgim yoktur. Yalnız Avrupa'dan kovuldukları ve Osmanlı İmparatorluğunun şefkat ve merhametine sığındıktan sonra padişahın gazabı üzerine korkarak yandaşlarıyla birlikte ihtida ettiğini fakat bu ihtidanın tatmin edici bir derecede olmadığı aklımda kalmıştı. Bir müddet sonra bu isimle anılan bazı kimselerle karşılaştım. Fakat görünüşlerinde bir tuhaflık görmedim.

Karakaşzade İle Karşılaşma
Geçen gün yanımda Tanin muhabiriyle mecli s önünde dururken bir zat gelerek kendisini takdim ettii:
- Selanik Dönmelerinden Karakaşzade Rüştü.

"Biz Türk de Müslüman da değiliz" diye açıkca itiraf eden Sabetaycılar / Sabetayistler......

"Biz Türk de Müslüman da değiliz" diye açıkca itiraf eden Sabetaycılar / Sabetayistler......

Dünya Yahudi Konseyi'nin büyük gayretleri ve o zaman dünyanın süper gücü bulunan İngiltere'nin de kullanılması ile Osmanlı yıkıldı ve Müslümanlar tarumar edildi...

Bu işte Osmanlı sınırları içerisinde yaşayan, Türk ve Müslüman gözüken yüzbinlerce Sabetaycının da büyük emekleri vardı. Bu nedenle yeni kurulacak kukla Türkiye devletinin kontrolünün Sabetaycılarda olmasına izin verildi. 

Museviler ile Sabetaycılar arasında (her ne kadar sabetaycılar da yahudi olsalar da) bulunan anlaşmazlıklar sorun edilmedi. Türkiye'de iktidar artık Yahudi konseyi ve İngiltere ile danışıklı hareket eden Sabetaycıların ellerindeydi...

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...