Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2011 Perşembe

Bir Medeniyet Değiştirme Mâcerası...

Bir Medeniyet Değiştirme Mâcerası...

Medeniyetin sadece binayla, yolla, köprüyle, barajla, zenginlikle, lüksle, uçakla, trenle, cihaz ve âletlerle olduğunu sananlar medeniyet nedir bilmiyorlar.

Bir medeniyetin elbette binaları, yolları, limanları, barajları olur ama onlar medeniyetin kendisi değil, maddî meyve ve eserleridir.

Asıl medeniyet:

Adalettir... İlimdir irfandır... Ahlak ve fazilettir... Güvenliktir...

Ne güvenliği?.. Can güvenliği, Mal güvenliği... Irz, namus ve nesep güvenliği... Din, inanç, inandığı gibi yaşamak güvenliği... Kimliğini koruyabilme güvenliği... Fizikî ve ruhî sağlığını koruyabilme güvenliği...

Halkın aldatıldığı, çeşitli afyonlarla uyuşturulduğu bir yerde gerçek medeniyet yoktur.

Ne vardır?.. Medeniyetin karikatürü vardır.

Bir toplum zengin edebî ve yazılı bir lisana sahip değilse binayla minayla medenî olamaz.

Tarihsiz toplumlar medenî değildir.

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Bu ülkede Müslümanların Satanistler kadar hürriyeti yok

Bu ülkede Müslümanların Satanistler kadar hürriyeti yok


Bu ülkenin hakim çoğunluğu Sünni Müslümanlardır. Bu ülkede egemen azınlıklar vardır. Bu egemen azınlıklar, Sünni çoğunluğun temel insan haklarını ve hürriyetlerini kabul etmiyor.

Bu ülkedeki Masonlar sayıca çok küçük, güç ve etki bakımından çok büyük bir egemen azınlıktır.

Masonların sahip olduğu haklar ve hürriyetler Müslümanlara tanınmıyor.

Müslümanların hiç hakkı ve hürriyeti yok değil. Lakin onların hak ve hürriyetleri keyfi şekilde kısıtlanmıştır. Onlar vesayet altındadır. Sömürge yerlilerinin de birtakım hakları vardır...

Resmi ideoloji Müslümanlara bir din gibi benimsetilmek isteniyor. Bu konuda ağır baskılar yapılıyor. Bu ülkedeki tek kimlikli Musevilerin, iki kimlikli Kripto Yahudilerin, Sabataycıların sayısı en fazla bir buçuk milyondur. Onlar Müslümanları baskı altında tutuyor ve haklarını çiğniyor. Yahudiler kendi kutsal günleri olan cumartesileri resmi tatil yapıyor ama Müslümanlar, çoğunlukta olmalarına rağmen cuma günleri tatil yapamıyor.

Halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin hafta tatili cumadır ama halkının çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'de bu hak çoğunluğa tanınmıyor.

Bu ülkede Müslümanların Satanistler kadar hakkı ve hürriyeti yok.

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Atatürk'ün Türkçesi (Anlayabilen beri gelsin)

Atatürk'ün Türkçesi (Anlayabilen beri gelsin)

4 Ekim 1934 tarihli CHP'nin yayın organı Hakimiyet-i Milliye (Ulus) Gazetesi'nde şu haber yayınlanmıştı:

"Reisicumhurumuzun Konukları Geldiler... Reisicumhur Hazretlerinin büyük misafirleri İsveç Veliahtı Prens Güstav Adolf Hazretleriyle zevcesi Prenses Luiz ve kerimesi Prenses İngrit hazeratı hususi trenle dün saat 10.45'de Ankara'ya gelmişlerdir...

Akşam muhterem misafirimiz veliaht Prens Güstav Adolf şerefine Reisicumhur Hazretleri tarafından bir ziyafet verilmiştir. Ziyafette Reisicumhur Hazretleriyle Prens Hazretleri arasında ayrıca dercettiğimiz nutuklar irat edilmiştir. Ziyafeti bir suvare takip etmiş ve geç vakte kadar devam etmiştir.

Gazi'mizin ziyafette söylediği nutuk:

"Altes Ruvayâl!.. Bu gece ulu konuklarımıza, Türkiye'ye uğur getirdiklerini söylerken, duygum, tükel özgü bir kıvançtır. Burada kaldığınız uzca sizi sarmaktan hiç durmayacak ılık sevgi içinde, bu yurtta yurdunuz için beslenmiş duyguların bir yankusunu bulacaksınız. İsveç Türk uluslarının kazanmış oldukları utkuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır. Süerdemliği, onu, bu iki ulus, ünlü, sanlı özlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. Ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini o denlü yaltırıklı yöndemle göstermişlerdir. Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özençe değer değildir.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Teke Tek Özel; Konuk, Mehmet Şevket Eygi



Kültür, Medeniyet, Estetik, Mimari, Tesettür, İffet, Türkçe, Osmanlıca, İsim seçimi ve Müslümanların Haline dair dikkatle ve mutlaka dinlenmesi gereken hoş bir sohbet...

30 Nisan 2011 Cumartesi

Gençlik Harcanıyor

Gençlik Harcanıyor

Gençler harcanıyorsunuz, feci şekilde harcanıyorsunuz!.. Haddim olmayarak sizleri uyarmama izin veriniz.
Hepsi için söylemem ama bir kısım aileler, ana babalar evlâtlarını harcıyor.

Metin okusun, Mübeccel okusun, çok para getiren mesleklere ve uzmanlıklara sahip olsunlar, refah içinde yaşasınlar, evleri lüks, yazlıkları lüks, otomobilleri lüks, sofraları lüks, giyim kuşamları lüks, hayatları lüks olsun... Biz sıkıntılar çektik, onlar çekmesin...

Müslüman bir ana baba çocukları için böyle mi düşünür? Peki nasıl düşünecek?..

Şöyle düşünecek:

23 Nisan 2011 Cumartesi

Okur Yazar Cahiller Ordusu (Acınacak Halimiz)

Okur Yazar Cahiller Ordusu (Acınacak Halimiz)

ESKİDEN halkın yüzde sekseni okuma yazma bilmeyen cahilmiş. Sonra her yere okullar açıldı, eğitim mecburî hale getirildi ve Latin harfleriyle okuma yazma bilen cahiller yetiştirildi. Tabiî ki, okul bitirmiş herkese cahil damgası vurmuyorum.

Adam Türkiyeli. Anadili Türkçe, liseyi bitirmiş, üniversitede okumuş. Kendisine Çalıkuşu romanın...ın 1928’den önceki bir baskısını veriyorsunuz, yüzünüze şaşkın şaşkın bakıyor ve “ben bunu okuyamam” diyor.

Nasıl okuyamazsın, senin anadilin Türkçe, bu kitap da Türkçe, nasıl oluyor bu iş?

Adamcağız İstanbul Üniversitesinde profesör, tarihî ana kapının üzerindeki kocaman Türkçe mermer kitabeyi okuyamıyor...

Karacaahmet mezarlığına gidiyor. Atalarının Türkçe mezar taşlarını okuyamıyor...

Şöyle veya böyle… Bu anlattıklarım cahillik değil de nedir?

Stalin zamanında, Sovyetler Birliğinin üyesi (veya sömürgesi) olan Müslüman Türk ülkelerinde alfabe değişikliği yapılarak kültür hayatında büyük bir kopukluk meydana getirilmişti.

9 Nisan 2011 Cumartesi

Şair, edip ve devlet adamı ALİ ŞİR NEVAİ

Şair, edip ve devlet adamı ALİ ŞİR NEVAİ

Türklüğün Çağatay sahasında bilgin ve devlet adamı. 1441’de Herat’ta doğdu. Timur Hanın meliklerinden Sultan Ebu Said’in vezirlerinden olan babası Kiçkine Bahşi, Ali Şir Nevai’nin terbiye ve eğitimine çok önem verdi.

Sultan Hüseyin Baykara ile mektepte ders arkadaşıydı. İkisinden hangisi devlet idaresine geçerse, diğerini unutmamak üzere aralarında sözleşmişlerdi. Ali Şir, bir müddet Horasan’da, sonra da Semerkant’ta tahsil ile meşgul oldu. Bir hayli zaman sonra, Hüseyin Baykara Herat’ta tahta geçti. Verdiği sözü yerine getirmek için Ali Şir’i arattırdı. Semerkant’ta olduğunu öğrendi. Maveraünnehir meliki Ahmed Mirza’ya yazarak Ali Şir’in kendisine gönderilmesini istedi. Ali Şir, Sultan Ahmed’in yardımıyla Herat’a geldi. Hüseyin Baykara tarafından yakın ilgi ile karşılanarak önce mühürdarlığa, sonra da vezirliğe tayin edildi. Ali Şir, boş vakitlerini kitab okuma, inceleme ve araştırma yapmakla geçirdi. Bu sebepten çevresi alimler ve edipler cemiyeti haline gelmiş idi. Edip ve şairler ile bütün ilim, sanat, hüner sahiblerine yardım ederdi. Böylece maarif ve sanayinin gelişmesine yardımcı oldu.

Sultan Hüseyin kendisini çok severdi. Hatta, Herat’ta bulunmadığı zamanlar, yerine Ali Şir vekalet eder, onun namına fermanlar çıkarırdı. Bir müddet sonra siyasetten usanıp, istifa etmek istemiş ise de Sultan razı olmamış, ısrarı üzerine Esterabad valiliğine tayin etmiş idi. Ali Şir Nevai orada da çok durmayıp vazifeden ayrılarak kendisini ilim ve sanata verdi (1490). Sultan ona daima ihsanlarda bulunurdu. Şehzadeler de Ali Şir’in meclisinden eksik olmazlardı. 1501 (H. 906) yılında vefat etti. Mezarı Herat’tadır.

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...