11 Ağustos 2012 Cumartesi

Arakan için toplanan yardımlar Budistlere dağıtılıyor | Akademi Dergisi

akp'nin gerçek yüzü, arakan, soy kırımlar - katliamlar, akademi dergisi, ahmet davutoğlu, gerçek yüzü, necmettin erbakan, budistler, dış işleri bakanları, arakanlı müslümanlar,


Arakan'da yaşanan Budist vahşeti tüm hızıyla sürerken, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Myanmar'a yaptığı skandallarla dolu ziyaretin yankıları sürüyor. Müslümanlar için toplanan yardımları Kızılhaç'a teslim ederek, katil Budistlere dağıtan bakanlığın, son ve hak din olan İslam'la Budizmi yan yana getirerek; "İslam ve Budizm barışın dinidir" demesi, bardağı taşıran son damla oldu. 



Budizm barış diniymiş

Myanmar'a yaptığı ziyaret sırasında Müslümanları katleden hükümetin ağırlamasından son derece memnun kaldığını ifade eden Davutoğlu ardından Budist kampları ziyaret etti. Kampta bulunan Budist rahibi de ziyaret eden Davutoğlu, Budist rahibe; "Sizin liderliğinizde Budistlerle Müslümanların barış içinde yaşayacaklarına inanıyorum" dedi. Bakan Davutoğlu'nun "İslam ve Budizm barışın dinidir" demesi "Bu kadar da olmaz" dedirtti.

Fitre ve Zekâtlar Budistlere

Arakan için başlatılan yardım kampanyası sürecinde gazete ve televizyonlarda yer alan reklamlarda yardımların Arakanlı Müslümanlar için toplandığı belirtilse de durum bunun tam tersi. Müslümanlardan toplanan yardımlar katil Budistlere de dağıtılıyor. Mübarek Ramazan ayında fitre ve zekatını Arakanlılara gönderen vatandaşlar, verdikleri zekat, fitre ve bağışların Budistlere dağıtılmasından oldukça rahatsız.

Bu ziyaretin amacı neydi?

Davutoğlu'nun ziyaretinin ardından Arakan'da değişen herhangi bir şey olmadı. Katliamlar devam ederken dünyanın yaşananlara ilgisizliği sürüyor. Arakanlı Müslümanlar için değişen bir şey yoksa, bu ziyaretin neden gerçekleştirildiği merak ediliyor.

Uzun yıllardır Myanmar devleti ile devletin desteklediği Budist çetelerin zulmü altında inleyen Arakan Müslümanlarına bir darbe de Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'ndan geldi.

Bu neyin teşekkürü?

Arakan'da yaşanan zulmün dünya gündemine gelmesiyle yanına gazetecileri alarak Myanmar koşan Davutoğlu ilk olarak Mynamar Dışişleri Bakanı Wunna Maung Lwin, sonra da Devlet Başkanı Thein Sein'i ziyaret etti. Arakan'lı Müslümanları katleden hükümetin ağırlamasından son derece memnun kaldığını ifade eden Davudoğlu'nun açıklamalarının tonajı hayret uyandırdı. Özellikle Libya ve Suriye'de yaşanların ardından şahin kesilen Davudoğlu katliamcı yönetim hakkında en ufak bir serzenişte bulunmadı. Arakan'lı Müslümanları katleden Mynamar hükümeti ve Budist çeteler değilmiş gibi konuşan Davudoğlu, daha da ileri giderek konukseverliğinden dolayı Myanmar'lı muhatabına teşekkür etti.

İslam ve Budizm barışın diniymiş

Türkiye'den giden yardımı BM'ye teslim eden Davuduoğlu ve beraberindeki heyet Budist kamplarını da ziyaret etti. Davudoğlu'nun bu kampları gezerken yaptığı açıklamalar ise şaşırttı. Kampta bulunan Budist rahibi de ziyaret eden Davudoğlu, sanki olayları Müslümanlar başlatmış gibi Budist rahibe, "Sizin liderliğinizde Budistlerle Müslümanların barış içinde yaşayacaklarına inanıyorum" dedi. Bakan Davutoğlu, "İslam ve Budizm barışın dinidir" demeyi de ihmal etmedi.

Yardım skandalı

Bakan Davudoğlu'nun Müslümanlardan toplanan yardımları, BM'ye teslim ederek Budistlere de dağıtması akıllara 1992-1995 yılları arasında süren Bosna savaşında Türkiye'den yapılan yardımların dağıtımında yaşanan skandalı getirdi. Türkiye'den Bosnalı Müslümanlar için toplanan yardımlar Kızılhaç'a teslim edilmiş ardından bu yardımlar Hırvat, Sırp ve Boşnaklar dağıtılmak suretiyle üçe bölünmüştü. Bu durum Türkiye'deki Müslümanların bağımsız bir yardım kuruluşu kurumlarına zemin hazırlamıştı.
Arakan'da Kızılhaç'a teslim ettiler

Erbakan, yardımları Boşnaklara ulaştırmıştı

Arakanlılar için başlatılan yardım kampanyasında toplanan yardımlar Dışişleri Bakanlığı tarafından Kızılhaç'a teslim edildi. Teslim edilen yardımların bir kısmı da Müslümanları katleden Budistlere dağıtılıyor. Bu durum akıllara, Bosna savaşında Türkiye'den yapılan yardımların dağıtımında yaşanan skandalı getirdi.

Türkiye'den Bosnalı Müslümanlar için toplanan yardımlar Kızılhaç'a teslim edilmiş ardından bu yardımlar Hırvat, Sırp ve Boşnaklara dağıtılmak suretiyle üçe bölünmüştü. Bu duruma sessiz kalmayan dönemin Refah Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Türkiye'deki Müslümanlara bağımsız bir yardım kuruluşu kurdurtarak, yardımların birinci elden Boşnaklara ulaşmasını sağlamıştı.

Milli Gazete

9 Ağustos 2012 Perşembe

İşte hepimizden gizlenen gerçekler; Esad rejimi Sünnilerin arasında çok büyük bir desteğe sahip. Ordudaki subayların çoğu Alevi değil

İşte hepimizden gizlenen gerçekler; Esad rejimi Sünnilerin arasında çok büyük bir desteğe sahip.
Ordudaki subayların çoğu Alevi değil
BATILI UZMANLARDAN ÇARPICI SURİYE ANALİZİ !

Esad rejimi Sünnilerin arasında çok büyük bir desteğe sahip.

ORDUDA KİTLESEL TARAF DEĞİŞTİRME YOK

Washington
Merkezli Ortadoğu Enstitüsü'nden Wayne White, AFP'ye beklenilen sayıda taraf değiştirmenin olmamasını hala çok sayıda Sünni Arap'ın Şam yönetimini desteklemesiyle açıkladı.

Muhalif saflara katılan askerler olduğunu ancak askeri birliklerin topluca taraf değiştirmediğini anımsatan White, Cumhuriyet Muhazfızları ve Özel Dördüncü Zırlı Tümen gibi rejime bağlı güçlerin yanı sıra çoğunluğu Sünni Araplardan oluşan birliklerin de topluca taraf değiştirmediğini belirtti.

Çatışma bölgelerinden haber yaptığı için adının açıklanmasını istemeyen bir Suriyeli gazeteci Hürriyet'e "Buradaki askerlerin arasında mezhep veya inançlar konusu hiç açılmıyor. Öteden beri Baas Partisi bu tür ayrımcılık içeren söylemleri sert bir biçimde cezalandırdı ve orduda görev yapan Ermeni veya Süryaniler bile Suriyeli kimliğine sıkı bir biçimde bağlılar" dedi.

"ÜST DÜZEY SUBAYLARIN ÇOĞU ALEVİ DEĞİL"

Başbakan Erdoğan eşbaşkan değil, bir taşerondur. İşi bitince çöplüğe atılır

Başbakan Erdoğan eşbaşkan değil, bir taşerondur. İşi bitince çöplüğe atılır
Başbakan Erdoğan eşbaşkan değil, bir taşerondur. İşi bitince çöplüğe atılır


ESKİ YOL ARKADAŞINDAN İLGİNÇ SÖZLER...

Gazete A24’e yaptığı açıklamada “Erdoğan ‘eş başkan’ değil, taşerondur. İşi bitince çöpe atılır!” diyen Abdüllatif Şener’den çok konuşulacak bir iddia daha. Şener’e göre basın, korktuğu için Başbakan Erdoğan’ın İsviçre hesaplarının üzerine gidemedi!

Abdüllatif Şener’le söyleşimizin üçüncü ve son bölümünde Büyük Ortadoğu Projesi’nden Arap Baharı’na, Türkiye-Suriye ilişkilerinden füze kalkanına, anayasa çalışmalarından PKK konusuna, Dersim konusundan başkanlık sistemine değin pek çok konuda merak edilenleri Gazete A24 okurları için konuştuk.

“Başbakan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin taşeronudur” diyen Şener, AKP’nin Türkiye’deki İslami duyarlılığı yok ettiğini de söylüyor. Başbakan Erdoğan’ın, Türkiye’de demokrasinin standardını aşağı çektiğini ifade eden Şener’e göre, basın Erdoğan’dan korktuğu için, Erdoğan’ın WikiLeaks belgelerinde yer alan İsviçre’deki hesaplarının üzerine gitmedi… İşte röportajımızın son bölümü…

Türkiye’nin dış politikası ile devam edelim isterseniz…

Türkiye’de küresel güçler tarafından en önemli karşı çıkışlar, Erbakan hareketi ile ortaya çıkmıştır. O hareket tümüyle tasviye olmuş, bugün mutlak anlamda küresel güçlerin, arzularına, isteklerine göre, hem ülkeyi yöneten hem de çevre ülkelerdeki dönüşümün taşeronluğunu üstlenen bir siyasi iktidar yapısı ortaya çıkmıştır.

Türkiye’nin, Suriye ile karşı karşıya gelmesi gibi…

Evet.

Ve şimdi füze kalkanı gibi bir bela var. Doğru mudur?

Evet. Türkiye’de bir siyasi iktidar var. Bu siyasi iktidar nasıl geldi, düşünebiliyor musun?

“ERDOĞAN NE SÖYLÜYORSA, TERSİNİ YAPIYORDUR”

Nasıl?

2002 öncesi partilerin, küresel güçlerle uyum tutmadığı ihtimali zaten görülmüştü. Çok da kötü bir konjonktüre geldiler tabii… 2001 krizi, 1999 depremi… Kamuoyunda da itibarları tasviyeye uğradı ve meclis dışı kaldılar. Onun yerine AKP geldi. Arkasından Irak işgali yaşandı. Şimdi ise, Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da birtakım hadiseler meydana geliyor. Ve Başbakan 30’dan fazla farklı yerde “Ben Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanıyım” demiştir. Kendi ağzından… Hatta bir ara internet sitelerine düştü.

Konuşmalarında var. İki, üç sene önce bilhassa çok kullanıyordu. Sonra bıraktı bu cümleyi söylemeyi. “Bu ne demek acaba? Bu, Büyük Ortadoğu Projesi ne olacak?” diye hepimiz merak ediyorduk. Şimdi öğreniyoruz… Baktık ki, Kuzey Afrika’dan uzanıp giden bir değişim rüzgarı… Nasıl bir değişim bu biliyor musun? Başbakan arada bir İsrail ile ağız kavgası yapıyor ya… Ama yaptığı her iş de İsrail’in işine yarıyor. Ağzı ile kavga ediyor ama icraatlar hep İsrail’in menfaatine… Onun için, Başbakan’ın laflarına değil, icraatlarına bakmamız lazım…

“One minute” halk tarafından alkışlanıyor ama?

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Zekatın verileceği yerin en faziletlisi

Zekatın verileceği yerin en faziletlisi
Zekatın verileceği yerin en faziletlisi


•  Zekâtı vermek için muttaki, yâni Allâhü Teâlâ'dan korkan ve itaat edenleri seçmek, onların takvalarını artırır ve mükâfatı büyük olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Yemeğinizi müttakî kimselere yedirin, sadakalarınızı da mü'minlere verin." buyurmuştur.

•  En iyisi nimetin Allah'tan olduğunu bilip de Allah'a şükredenleri seçmektir. Çünkü kulların en çok şükredenleri, nimeti Allah'tan bilenlerdir. Şübhesiz böylelerine yapılan yardım kaybolmaz.

•  Bilhassa ilim tahsil eden veya ilim sâhibi ve İhlâslı fakirleri seçmelidir. Çünkü Allah rızâsı niyeti ile ilim tahsil etmek en büyük ibâdettir. İbn-i Mübarek (r.h.) sadakalarını bilhassa âlimlerin fakirlerine verirdi. Niçin böyle yaptığı sorulduğunda,

"Ben, peygamberlikten sonra ilimden daha üstün bir rütbe olduğunu zannetmiyorum. İlim sahiplerinin ihtiyâcını karşılayarak, okumalarını temin etmek daha makbuldür." diye cevap vermiştir.

•  Kendini ilim öğrenmeye ve öğretmeye vermek şartı ile, zengin de olsa zaruri ihtiyaçları için talebenin zekât alması caizdir. Çünkü talebe kazanmaktan âcizdir.

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...