 |
| İnsanlık kozmik kontrol altında. Savaş artık cephelerde değil insanların hatta bütün canlıların beyinlerinde... |
Sosyal Siyaset Uzmanı Prof. Dr.
Ahmet Maranki, insan beyinlerinin çeşitli yöntemlerle kontrol edildiğini ve
yönlendirildiğini söyledi.
Takdim
Uzun
yıllardır dünyada olduğu gibi Türkiye'de de beyin
kontrolü ve yönlendirilmesi konusunda ciddi tartışmalar yaşanıyor. Kamuoyu tarafından da tam olarak anlaşılamayan bu konuyla bağlantılı olarak
kozmik bilincin ne olduğu, bu konuda yapılan araştırmalar, deneyler,
geliştirilen yöntemler, ulaşılan sonuçlar üzerine Prof. Dr. Ahmet Maranki ile
söyleştik.
Kozmik
Bilinç alanında çalışmaları bulunan, son olarak
"Kozmik Bilinç" adında bir kitap yazan ve Azerbaycan'da bu konularda
önemli kuruluşlarda görev yapan Prof. Dr. Maranki, kozmik bilincin evrendeki
bilim olduğunu belirterek, insanların beyinlerinin kontrol altında
tutulabildiğini ve yönlendirilebildiğini kaydetti.
Prof.
Dr. Maranki, 10 yıl BM'nin Rusya'daki kalkınma programlarında
(UNDP) uzman olarak çalıştı. Kozmik araştırma merkezlerinde bulundu. Halen Rus
Bilimler Akademisi'nin Bilim ve Buluş Adamları Cemiyeti'nin Genel
Sekreterliği'ni yapıyor.
-Son
zamanlarda Kozmik bilinçten çok söz ediliyor, Siz birkaç televizyon
programında bahsettiniz. Hatta "Kozmik Bilinç" isimli bir kitap
hazırladığınız biliniyor, Nedir "Kozmik bilinç?"
-Peygamber Efendimiz (sav)'in "İlmin yarısı sormaktır"
şeklinde bir hadisi şerifi vardır. Biz de sormaktayız ve bunun cevabını
kâinatta aramaktayız. Kozmik bilinç de kâinatta olan hadiselerin nasılını,
niçinini, nedenini araştırmaktır. Kozmik bilinç, "evrendeki bilim" demektir. Felsefeciler Ay'ı, yıldızı,
Güneşi, Satürn'ün halkalarını araştırırlar. Ama Ay'ı, yıldızı, Satürn'ü
birbirine bağlayıp onu döndüren ve niçin döndüğünü izah eden şeyi
açıklamazlar. İşte kozmik bilinç kâinatı, hayvanatı, nebatatı idare eden tek
bir merkezi güç olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırıyor.
Yani "kozmik bilinç"
kâinat kitabını araştırır.
Bir Kur'an ve bir de kâinat kitabı vardır.
Dünya insanlığı artık şunu bilmeli; yaşananlar ayrıdır. bilinenler ayrı. Bazı
şeyler için bilimsel izah gerekir deniyor ama bu, bilimsel değil gerçektir.
Çünkü bugün bizim konuştuğumuz, duyduğumuz ses dalgaları bütün ses dalgaları
içerisinde bir iğne ucu kadar yer tutar. Yine gördüğümüz bütün renkler, renk
boyutları içinde iğne ucu kadar yer tutar. Bizim algıladığımız renkler sadece
kırmızı ile mor arasıdır. Yine algıladığımız kokular, hisler, duygular bizim
ölçülerimize göredir. Ama bunun ötesinde başka âlemler, boyutlar vardır. İşte
kozmik bilinç bunu araştırır.
ETRAFIMIZDA
KATRİLYONLARCA CANLI VAR
-Gördüğümüz
renklerin ötesinde renkler var mı? Duyduğumuz ses dalgalarının Ötesinde ses
dalgaları var mı?
-
Vardır ve bilim bunu ispat etmiştir. Psikokinezi, yani
maddenin mânâ ile izahı. Bilim bugün bunun nasıl olduğunu araştırmaktadır. Biz
bunun mânâ boyutuna çok fazla girmeyeceğiz. Buna binlerce kitapta girilmiş ama
bir şey anlaşılmamış ki, insanlık bugünkü zor durumda. Bilimin mevcut
yöntemlerinin dışında akıl yürütme, tahayyül dediğimiz ikinci aşaması,
sezgi, yoğunlaşma, hissetme yani kozmik boyutu vardır. İşte kozmik bilinç bu "ötelerden" bahsediyor. O
öte de Hablullah (Allah'ın ipi)
dediğimiz bir iple merkeze bağlıdır. Bilgisayarlardaki kablo gibi kâinattaki
bütün nesneler fiiliyatlarında, hareketlerinde tek merkeze bağlıdırlar.
Kâinatta cansız yoktur. Taş, toprak da canlıdır. Kur'an-ı Kerim'de zîhayat,
zîruh ve zî-şuur sahipleri olarak adlandırılan ve artık bugün bunda tereddüt
edilmeyen bir yaratık silsilesi var. Ama bu silsilenin dışında yine ilahi
kitaplarda buyurulduğu gibi "sizin
görmediğimiz benim görevlilerim vardır dünyada" deniyor.
İşte bunu gâvur dediğimiz Rus bilim
adamları ölçmüş. Gâvur kim, tartışılır!.. Her şeyi kabul edip bunların dışına
çıkmayıp at gözlüğüyle meseleye bakanlar mı, yoksa din, milliyet vs... adına bunları
araştırmayıp bizi bu hale düşürenler mi?
Ruslar
"insan aurası" dediğimiz enerjisinin etrafında 10 üzeri 16 milyon canlının
yaşadığını görüntülemiş. Yani her an bir santimle bir metre kadar etrafımızda
bizi kalkan gibi "koruyan veya
zarar veren" yani hayatımıza, fiiliyatımıza, halet-i ruhiyemize bağlı
olarak katrilyonlarca canlı var. Bunlara "nariler,
nuriler"de denilebilir. Biriyle tokalaştığınız zaman halsizleşirsiniz
veya birisi size baktığı zaman yıkılırsınız. Ya da ilim meclislerinde bulunduğunuz
zaman müsbet enerji yüklenirsiniz. Kötü meclislerde, kötü
insanların yanında bulunduğunuz, kötü fikirlerle beslendiğiniz zaman fiziki
olarak da bir şeyler kaybedersiniz. İşte kozmik bilinç bütün bunları
araştırıyor ve akılları gözlerine veya midelerine inenlere anlatmaya
çalışıyor.
İNSANLARIN
BEYNİ KONTROL ALTINDA