ilmihal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilmihal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2012 Pazar

Ehli Sünnet'in mezhepleri

Ehli Sünnet'in mezhepleri
Ehli Sünnet'in mezhepleri


Allâhü Teâlâ'nın kullarına emirleri, nehiyleri (yasakları) vardır. Bunlar, farz, vâcib, haram, mekruh, mübahtır. Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) Hazretleri dahi bazı şeyleri sünnet kılmıştır. Bazı şeyler de müstehabdır. Bunların bazıları Kur'ân-ı Kerîm'den veya Hadîs-i Şerîften pek sarîh ve aşikâr olarak anlaşılır. Bazıları da gizli olup onları ancak müctehidler çıkarabilir.

Asr-ı Saâdet'ten sonra Ashâb-ı Kiram (r.anhüm) cihâd ve gazayı ehemmiyetli görüp ona çalıştılar. Kur'ân-ı Kerîm'den ve Hadîs-i Şeriften ahkâm çıkarıp yazmaya elleri değmedi. İhtiyâçları da yok idi. Zîrâ onların ekserisi müctehid idiler, ihtiyâç halinde ictihâd ile amel ederlerdi. O zamanki müslümanlar arasında fetvaya ihtiyâç az olurdu. Müslümanlar arttıkça hâdiselerle beraber cehalet de arttı. Fetvaya müracaat çoğalınca âlimler Kur'ân ve Hadîs'den meselelerin hükümlerini çıkarmaya gayret ettiler, Kur'ân ve Hadîs'de açıkça bilinmeyen meseleleri ictihâd ile bildirdiler. Bunlar, Ebû Hanîfe ve Mâlik ve Şafiî ve Ahmed bin Hanbel'dir. (Rahmetullahi aleyhim) Tamâmı kâmil ve fâzıl ve ilmiyle âmil zâtlar olup her birine bir topluluk tâbi oldu. İşte bunlara müctehid (mezheb imâmı) denilir.

İslâmın kaynakları (İslâmi hükümlerin tek kaynağı Kur'an değildir.)

İslâmın kaynakları
İslâmın kaynakları



Ehl-i sünnetin ameldeki dört imamının mezhebleri kitap (Kur'an), sünnet, icmâ-ı ümmet ve kıyâs-ı fukahâ üzerine kurulmuştur. Bu dört kaynağa Edille-i Erbaa yahut Usûl-i Erbaa denir.
Bütün müctehidler, bu dört delili kabul etmiş, dîn hükümlerini bu dört delilden birine veya bir kaçına dayandırmışlardır.

Kitaptan maksat, Kurân-ı Kerîmdir.


Sünnet: Peygamberimizin mübarek sözleri, işledikleri ve başkaları tarafından yapılan işlerde o işi tasvip mahiyetindeki sükûtlarıdır. Resulü Ekrem'in mübarek sözlerine "Sünnet-i kavliye", fiillerine "Sünnet-i fiiliye" denir. Yapıldığını gördüğü bir şeye karşı sükût edip red ve inkâr buyurmaması da bir "Sünnet-i takririye"dir ki, o şeyin caiz olduğuna delâlet eder.

3 Ağustos 2012 Cuma

Bir Müslüman her şeyden önce ilmihalini öğrenmelidir. Bu farz-ı ayın'dır

Bir Müslüman her şeyden önce ilmihalini öğrenmelidir. Bu farz-ı ayn'dır
Bir Müslüman her şeyden önce ilmihalini öğrenmelidir. Bu farz-ı ayn'dır

İlmihâlini öğrenmek her müslümana farz-ı ayındır. Ehl-i sünnet mezhebini ve itikadını ehlinden öğrenip îtikad ettikten, inandıktan sonra, kötü hûy ve ahlâklardan sakınacak, güzel ahlâk ile ahlaklanacak kadar ilim sahibi olmak, erkek, kadın bütün mü'minlere farzdır.

Her müslüman, çoluk çocuğuna ve eşine ilmihâlini öğretip, onları dine uymayan şeylerden korumalıdır. Emri altında bulunanlara da ilmihâllerini öğretip, onları korumalıdır. Önce ehl-i sünnet itikadını, inancını, sonra amel bilgilerini, sonra ahlâk ilmini, daha sonra da alışveriş vb. muamelât bilgilerini öğretmelidir. Bu bilgilere "İlmihâl" denir. Bunları bilmek nerkese farz-ı ayındır.

Çocuklara daha küçükken ehl-i sünnet itikadını ve Kur*ân-ı Kerîm okumasını öğretmeli, sünnet ettirmeli ve geçimini te'min edeceği bir iş, bir san'at öğretmelidir. Bundan sonra çocuğun üzerine farz olan amellerin farzlarını ve vâciblerini yerine getirecek, haramlardan sakınacak kadar ilim öğretmesi farzdır. Meselâ abdest, namaz, oruç, -zengin ise- zekât ve hac bilgilerinin öğretilmesi farzdır.

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...