![]() |
| Ehli Sünnet'in mezhepleri |
Allâhü Teâlâ'nın kullarına emirleri, nehiyleri (yasakları) vardır. Bunlar, farz, vâcib, haram, mekruh, mübahtır. Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) Hazretleri dahi bazı şeyleri sünnet kılmıştır. Bazı şeyler de müstehabdır. Bunların bazıları Kur'ân-ı Kerîm'den veya Hadîs-i Şerîften pek sarîh ve aşikâr olarak anlaşılır. Bazıları da gizli olup onları ancak müctehidler çıkarabilir.
Asr-ı Saâdet'ten sonra Ashâb-ı Kiram (r.anhüm) cihâd ve gazayı ehemmiyetli görüp ona çalıştılar. Kur'ân-ı Kerîm'den ve Hadîs-i Şeriften ahkâm çıkarıp yazmaya elleri değmedi. İhtiyâçları da yok idi. Zîrâ onların ekserisi müctehid idiler, ihtiyâç halinde ictihâd ile amel ederlerdi. O zamanki müslümanlar arasında fetvaya ihtiyâç az olurdu. Müslümanlar arttıkça hâdiselerle beraber cehalet de arttı. Fetvaya müracaat çoğalınca âlimler Kur'ân ve Hadîs'den meselelerin hükümlerini çıkarmaya gayret ettiler, Kur'ân ve Hadîs'de açıkça bilinmeyen meseleleri ictihâd ile bildirdiler. Bunlar, Ebû Hanîfe ve Mâlik ve Şafiî ve Ahmed bin Hanbel'dir. (Rahmetullahi aleyhim) Tamâmı kâmil ve fâzıl ve ilmiyle âmil zâtlar olup her birine bir topluluk tâbi oldu. İşte bunlara müctehid (mezheb imâmı) denilir.


