sabetayistler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabetayistler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2018 Çarşamba

İslam'da 'güncelleme' yapmak Erdoğan'ın planı değil; Siyonistlerin, CIA'nın, Sabetaycıların, Misyonerlerin, Masonların planı... | Akademi Dergisi

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, video izle, diyanet işleri başkanlığı, imam hatipler, süleyman hilmi tunahan, Recep Tayyip Erdoğan, siyonistler, sabetaycılar, cia,

İslam'da "güncelleme" yapmak Erdoğan'ın planı değil... Yeni bir plan da değil...

Bu plan, Siyonistlerin, Masonların, Vatikan'ın, Katolik misyonerlerin, içimizdeki Sabetaycı gizli Yahudilerin ve ayrıca Türk kimliği ile yaşayan gizli Ermenilerin, bir asırdan fazladır bize dayattığı bir şey...

26 Ocak 2018 Cuma

'Türkiye'yi gerçekten Türkler mi yönetiyor' serisi - 5: İbrahim Kalın, İlnur Çevik kime çalışıyor? | Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor...

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, video izle, emin çölaşan, sabetayistler, ilnur çevik, adnan tanrıverdi, ibrahim kalın, cia, içimizdeki israil, gerçek yüzü,

Videoyu openload kanalımızdan izleyin...


'Türkiye'yi gerçekten Türkler mi yönetiyor' serisi - 3: Numan Kurtulmuş kim, kime çalışıyor? | Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor...

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, video izle, imam hatipler, masonlar, donald trump, numan kurtulmuş, suriye, sabetayistler, içimizdeki israil, gerçek yüzü, kimyasal silahlar,

Videoyu openload kanalımızdan izleyin... 


'Türkiye'yi gerçekten Türkler mi yönetiyor' serisi - 2: Mevlüt Çavuşoğlu kim, kime çalışıyor? | Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor...

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, içimizdeki israil, kripto yahudiler, mevlüt  çavuşoğlu, türkiye, siyonizm, gerçek yüzü, hamas, dış işleri bakanları, eşcinsellik

Videoyu openload kanalımızdan izleyin...


14 Ocak 2018 Pazar

Süleymancılar: Cemaatler, tarikatlar değil, CHP kapatılsın. İçi, Türk/İslam düşmanı kriptolarla dolu | Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor...



Videoyu openload kanalımızdan izleyin...


Süleymancılar'ın, haddini bilmeyen İslam düşmanı CHP'ye sert tepkisi devam ediyor: ''Cemaatler, tarikatlar değil, CHP kapatılsın. İçi, Türk/İslam düşmanı gizli Yahudi ve gizli Ermeni hainlerle tıka basa dolu''

 

"Süleymancılar: Cemaatler, tarikatlar ğil, CHP kapatılsın. İçi, Türk/İslam düşmanı kriptolarla dolu" videosunu alternatif ok.ru kanalımızdan izleyin...



Ayrıca bakınız: Akademi Dergisi'nden Mehmet Fahri Sertkaya'nın 'İçimizdeki İsrail | Siyonizm | Masonluk | Uluslar arası derin devlet' ile alakalı bütün sesli yayınları (Oynatma listesi)



BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının  ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp'ın da gerçek sahibi CIA'dır ve Telegram, WhatsApp'ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi


Lütfen okuyun: Milletimiz arasında hatalı bir şekilde 'Süleymancılar' denilen 'Süleymanlılar' cemaati ve ayrıca Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri hakkında en doğru bilgileri şuralardan alabilirsiniz: 

- İlmi meseleler, sohbetler, nasihatler: http://www.SuleymancilarCemaati.com

- Siyasi ve tarihi meseleler: https://medium.com/@suleymancilarcemaati

10 Ocak 2018 Çarşamba

Süleymancılar Sinan Meydan'ın da ifadesini aldı. | Atatürkçü Meydan, 4 dakikada kaçtı! | Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor...

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, sinan meydan, gerçek yüzü, sözcü, sabetayistler, musatafa kemal atatürk, içimizdeki israil, video izle, süleymancılar, Siyonizm,

Videoyu openload kanalımızdan izleyin...


Bu bir telefon görüşmesi kaydından kesittir. Videoda gördüğünüz yayınları/paylaşımları sitelerimizde ve sayfalarımızda bulabilirsiniz. 

 

"Süleymancılar Sinan Meydan'ın da ifadesini aldı. | Atatürkçü Meydan, 4 dakikada kaçtı" videosunu alternatif ok.ru kanalımızdan izleyin...


  
 "Süleymancılar Sinan Meydan'ın da ifadesini aldı. | Atatürkçü Meydan, 4 dakikada kaçtı" isimli yayınımızı  soundcloud kanalımızdan dinleyin...



Ayrıca bakınız: Akademi Dergisi'nden Mehmet Fahri Sertkaya'nın 'İçimizdeki İsrail | Siyonizm | Masonluk | Uluslar arası derin devlet' ile alakalı bütün sesli yayınları (Oynatma listesi)



BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının  ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp'ın da gerçek sahibi CIA'dır ve Telegram, WhatsApp'ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi


Lütfen okuyun: Milletimiz arasında hatalı bir şekilde 'Süleymancılar' denilen 'Süleymanlılar' cemaati ve ayrıca Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri hakkında en doğru bilgileri şuralardan alabilirsiniz: 

- İlmi meseleler, sohbetler, nasihatler: http://www.SuleymancilarCemaati.com

- Siyasi ve tarihi meseleler: https://medium.com/@suleymancilarcemaati

17 Nisan 2017 Pazartesi

YSK’nin ekranında 3 milyon seçmen kayboluvermiş. | Mehmet Fahri Sertkaya


58 milyon seçmen ve 174 bin sandık, birden 167 bin sandık ve 55 milyon seçmene düşüyor. 7 bin sandık ve 3 milyon seçmen, saat 20:10 ile 20:30 arası, AKPKK’nin adeta çiftliği olan YSK’nin ekranında kayboluyor.



Başında, sahte diplomalı sözde cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski danışmanı bulunan ve bu güne kadar pek çok çirkinliği/suçu, BOP'a, Siyonizme, CIA'ya hizmeti ispatla gözler önüne serilen Anadolu Ajansı’nın, ilk dakikadan son dakikaya kadar yaptığı da, dünyanın gözleri önünde bir aldatma operasyonudur. YSK’nin, siyasi partilere bile veri göndermediği yaklaşık 6 dakikalık bir zaman dilimi de oldu. Bu sırada neler döndüğü ise, henüz netleşmiş değil. Üstelik bütün bu hilelere rağmen yine EVET çıkmıyordu ve halen sayılmamış milyonlarca oy varken, halen bunları saymakta olan çok yüksek sayıda görevlinin şok geçirmesine de sebep olarak, zafer ilan ettiler. Hiç utanmadan, milletten ve yargıdan korkmadan bunu yaptılar. 


YSK, geçersiz kılınan oy sayısını yaklaşık 800 bin olarak açıkladı ve neden bu kadar yüksek bir sayı olduğunu da henüz açıklayamadı. 

Sabetayist Yahudi Şahenklerin NTV'sine, Siyonizmin Doğan grubu ortaklığı üzerinden çalıştırdığı CNN Türk'e, 'Alo Fatih' ile anılan ve sahibi yine Sabetaycı Yahudi olan Haber Türk'e, ayrıca gerçek sahibi, IŞİD ile ortaklığı bile somut şekilde ispat edilmiş olan BOP eşbaşkanı Erdoğan ve ailesi olan çok sayıda TV kanalı ve gazete denilen paçavraya itibar etmeyin. Bu referandumdan bütün hilelere rağmen HAYIR sonucu çıktı. Öylesine şaibeli ki, o kadar çok usulsüzlük yapıldı ki, her şeye rağmen HAYIR da çıksa tekrarlanmalı ama önce bu kadar açıkça suç işleyen Erdoğan başta olmak üzere bütün yardım ve yataklık eden herkes tutuklu yargılanmalı. Zaten hukuki dokunulmazlığı yok. Üniversite diplomasından sonra lise diploması bile sahte çıktı. 

Türkiye'de hiç kimse, hiçbir parti,
- Masonların onayı olmadan
- İçimizdeki İsrail'in onayı olmadan
- İçimizdeki Ermenistan'ın onayı olmadan
- dünyadaki Siyonistlerin onayı olmadan,

böyle kolayca rejim değiştiremez.

Böyle açıkça, göstere göstere hileler yaparak referandum kazanamaz(!). Sonrasında da hiçbir sorun yokmuş gibi yoluna bakamaz. Bu güç odaklarının, İsrail'in, ABD'nin, AB'nin, hiç kimsenin bu tezgahlardan, bu skandallardan, bu kadroya bu yetkilerin verilmesinden yana gerçekte bir rahatsızlığı yok. Çünkü 1 Mart tezkeresinden bu yana sıkıntısını çektikleri çok şeyi istedikleri ayara getirmiş oluyorlar ve Suriye üzerinden patlak vermiş 3. dünya savaşında, BOP eşbaşkanının diktatörlüğü altında, ordumuzu/milletimizi son damla terine ve kanına kadar tepe tepe kullanacaklar. 

Başkanlık CIA projesi... Gizli Ermeni Kılıçdaroğlu da, gizli Ermeni Bahçeli de, daha şu anda sahnede olan yüzlerce isim de "onların" adamı...

Neye itiraz edecekseniz, nasıl mücadele edecekseniz, bunları kabullenip de edin. Boşa kürek çekmeyin. Çünkü bu sefer HER ŞEYİNİZİ, vatan, devlet, onur, hak, hukuk, can, namus, evlat dahil her şeyinizi kaybedeceksiniz. 

Burada anlatılanlar size gerçek dışı geldiyse, ilgili iddianın yanına 'Mehmet Fahri Sertkaya' yazıp aratın, ispatları ile hazırlanmış çok yüksek sayıda yayınları bulacaksınız. 

6 Ekim 2012 Cumartesi

Ahmet Taner Kışlalı, Orhan Pamuk yüzünden mi öldürüldü?

Ahmet Taner Kışlalı, Orhan Pamuk, suikast, sabetayistler, eserleri, nobel, ödül
Ahmet Taner Kışlalı, Orhan Pamuk yüzünden mi öldürüldü?
Ahmet Taner Kışlalı, özellikle ömrünün son altı ayında, köşesinde yazdığı yazılarda, çok ağır ifadeler ile Orhan Pamuk aleyhine mücadele vermişti. Bir yazısında Orhan Pamuk hakkında şunları yazmıştı;

"Ben, inandıklarını açıkça savunanlara hep saygı duymuşumdur. O düşüncelere karsı olsam bile!
Ama o yürekliliği gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya çalışanlara, oraya buraya 'bityeniği' sokuşturanlara, hep tiksinerek bakmışımdır. Bunu hep zayıf bir kişiliğin, zavallı bir ruh halinin yansıması olarak görmüşümdür.
Oyun maskesiz oynanmalıdır! Çirkinlikleri gizleyen maskelerin indirilmesini de tüm 'gerçek aydınlar' görev saymalıdır!

Ve de Pamuk adlı yazarı, isteyen okumalı, isteyen sevmelidir… Ama ne olduğunu, kim olduğunu bilerek! Maskenin arkasındaki gerçek yüzü görerek!.. "


Yaklaşık altı ay süren ağır yüklenmenin sonucunu, Ahmet Taner Kışlalı'nın bir bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi belirlemişti. Kamuoyu her zaman olduğu gibi "İslami Terör" uydurması ile uyutulurken, Türkiye'de hakim kripto Yahudiler ve Sabetayistler, ihanet faaliyetlerini icra etmeye devam etmişlerdi. Misal teşkil etmesi açısından Ahmet Taner Kışlalı'nın bir yazısını buraya alıntılıyoruz.

_____

Balo Maskesiz Olsun!...

A. Taner KIŞLALI - Cumhuriyet, 27 Ocak 1999 (Ben Demokrat Değilim )

Kimileri "ortaoyunu"nu maskeli balo ile karıştırıyor.
Ortaoyunu güldür güldür, bu güldürmüyor...
Maskeli balonun bir gizemi vardır, bu ise sadece çirkinlikleri gizliyor.
Kimileri maskelerin ardındaki gerçeği bilmiyor.
Kimileri ise bildiği halde susuyor.
Ya çıkar gereği... Ya da korkudan!
Balo maskesiz olmalı ki, kimin kiminle dans
ettiği bilinsin... Maskeler inmeli ki, o maskelerin ardındaki suratları beğenmeyenler, aldatılmaktan kurtulsun!

* * *

Önce, bir romancımızın son kitabının 50 bin adet basıldığı yazıldı. Arkasından kısa sürede 100 binlik bir satışın gerçekleştiği açıklandı.
Derken, çıktığı günden beri ikinci cumhuriyetçi çizgisini korumaya özen gösteren Aktüel dergisi, romancıyı Türkiye´nin "bir numaralı aydını" ilan etti.
Bu romancımızın adı Orhan Pamuk´tu!
Ben bu "Büyük" (!) yazarımızın bir romanını okumayı denemiştim. Başladığım şeyi bitirme konusundaki tüm inatçılığıma karşın, bitirememiştim.
Ama "Kara Kitap" basında öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye girişmekten kendimi alamadım. Ve o çabamda da, daha yarıya gelmeden havlu atmak durumunda kaldım. Tahsin Yücel ve Emin Özdemir gibi, çok saydığım isimlerin bu yazarla ilgili oldukça ağır eleştirilerini anımsadım. Ama beğenenlerin de "beğenme hakkı"na saygı duydum. Ta ki... Bir okurum "Kara Kitap"ta gizlenmiş bir bölüme dikkatimi çekinceye kadar... "Çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir padişah" gibi bir anlatım vardı bu bölümde!

"Vallahi Yahudi değilim." diye yemin eden Yahudi; Orhan Pamuk

Orhan Pamuk, Yahudi, Sabetayist, kripto, nobel, edebiyat, ödülleri, benim adım kırmızı, eserleri
Orhan Pamuk, Yahudi, Sabetayist, kripto, nobel, edebiyat, ödülleri, benim adım kırmızı, eserleri
(Aksiyon dergisi Orhan Pamuk ile mülakat yapmış ve Orhan Pamuk da "Vallahi Yahudi Değilim." demişti. Bunun üzerine, kendisi de Sabetayist iken mahkeme kararı ile Museviliğe geçen, kimliğine Musevi diye yazdıran Ilgaz Zorlu, Aksiyon dergisine bu aşağıda okuyacağınız maili atmıştır. Eski bir Sabetayistin itiraf ve ispatları ile Orhan Pamuk ve Pamuk ailesi....)

***

10.06.2002 tarihinde derginizin 392 nolu sayısında yayımlanan Orhan Pamuk isimli yazarın "Vallahi Yahudi Değilim" isimli yazısını büyük bir üzüntü ve şaşkınlık içinde okudum. Adı geçen yazarın, kendisi ve ailesiyle ilgili araştırmalar yapıyor olmam hasebiyle; bu mülakatta yayımlanan iddialara bir cevap verme amacındayım.

Öncelikle şunu belirtmek isterim: Sabetayist kökenli bir Musevi olarak, insanların kökenleri itibarıyla fikirlerinin eleştiri konusu yapılmasının alenen ırkçılık olduğuna inanıyorum. Ancak; bazı kişiler eğer Türkiye dışında Sabetayist kökenlerini bir reklam amacıyla kullanıp bundan bir menfaat elde etmeye çalışırlarsa bu durumda da kendileri ırkçılık yapmış olurlar. Nitekim bunun en açık örneği 1995 yılında Türkiye'de baskı gördüğünü ifade ederek, yurt dışına kaçan ve Sabetayist kökeninin ardına gizlenerek çeşitli ifadeler veren Halil Bezmen isimli işadamı ile karşımıza çıkmıştır. Devlete karşı işlenen en küçük bir suçun DGM'lerde yargı konusu yapılmasına karşılık Bay Halil Bezmen'e karşı hiç bir yargı organında soruşturma dahi açılamamıştır.

Sayın Orhan Pamuk ve Pamuk ailesi kendi iddialarının aksine Sabetayist kökenlidir. Bu yazar bizzat kolejden arkadaşı olan ve benim de müştereken tanıdığım bir ortak dostumuza New York'ta sabetayizm hakkında hararetli mülakatlar vermiştir. Ayrıca kendisinin bu dostuma ilettiği şu sözler dikkat çekicidir: "Sabetayistlerin bir devlete ihtiyaçları vardı, çünkü Yahudilerle aynı kaderi paylaşmak istemediler. Bu devlet kurucusu oldukları Türkiye Cumhuriyeti'dir."

5 Eylül 2012 Çarşamba

Mevlevi Tarikatını bozan Sabetayist; BEY BABA

Mevlevi Tarikatını bozan Sabetayist; BEY BABA

İslam dininin on iki hak tarikatından Kadiri ve Nakşi hariç diğer onu bozuldu. Bunların son ve hakiki mürşidleri yerlerine kimseyi bırakmadılar. Takdir-i İlahi böyle idi ve bu yollar sonlandırıldı. Lakin, bunu kabul edemeyen bazı tarikat mensubu kişiler, tamamen kendi kararları ile yollarını devam ettirmek ve mürşidlik iddia etmek yolunu tuttular. Bunların hiç birinin ve bunlardan sonra yerlerine gelen hiç birinin Rasulullah (s.a.v.) Efendimizden manevi icazetleri yoktur. Bir de bu yollar, kendilerini Müslüman gibi gösteren Sabetayistlerin ellerine de geçmiş ve iyice tahrif edilmişlerdir. Mevlevi tarikatında, bozulana kadar böyle saçma sapan, kendi etrafında dönme şeklinde bir sema olmadı. Ney denilen musiki aleti hiç bir manevi değer ifade etmedi. Tasavvuf ehli Müslümanlara, tasavvuf ehli olmayan müslümanlara caiz olan şeyler bile haram iken, zikir ehline mübahlar bile haram iken müzik aletleri nasıl olur da ibadet olarak kullanılabilir? Aşağıya iktibas edeceğimiz ropörtajı okuduğunuzda, aylardır Akademi'de anlatmak istediğimiz acı gerçekleri görmüş olacaksınız.

***


MEVLEVÎ TARİKATI NASIL TAHRİF EDİLDİ 
Alanya eşrafından, Hasan Arıkan ve Mehmed Arıkan hocaefendilerin babaları muhterem Mustafa ARIKAN(merhum) ile yapılan röportaj. Bu röportaj 1978’de Haftalık UFUK gazetesinde yayınlanmıştır. Ufuk soruyor, o da cevaplıyor…

UFUKEfendi Hazretleri (Süleyman Hilmi Tunahan k.s.), MEVLEVÎ tarikatının bozulduğunu, size nasıl anlatmıştı?
MUSTAFA ARIKAN: Efendi Hazretlerine (k.s.), bir münasebet düştüğünde sormuştum: 
- “Konya’da Celaluddin-i Rumî hazretlerinin türbelerini ziyaretimde dikkatimi çeken, brkaç dervişin, düğmeye basınca raksettikleri doğru mu ve SEMA’dan mıdır, yoksa nefsani raks mıdır?” diye sorduğumda, Efendi Hazretleri, bu soruma şöyle karşılık vermişlerdi: 
- “Konya MEVLEVÎ tekkesinde son zamanlarda bir Yahudi dönmesi üç sene şeyhlik yaptı. Ve [tarikatı] bu hale getirdi. Fakat MEVLEVÎ tekkesini bozabilmek için, kuvveti ve ana fikri şuradan almıştı:

“Mevlana Celaleddin-i Rumî Hazretlerini terbiye eden Şemseddin Tebrizî, Celaleddin-i Rumî’yi sohbetine alınca, onun teslimiyetini ölçmek için ‘sohbette hamr (içki) lazımdır’, buyurmasıyla, Celaleddin-i Rumî Hazretleri müskiratçıdan şarap alıp getirmişti.

“Gerek Tebrizî, gerek Celaleddin-i Rumî hazretleri, asla şarap içmediler. O getirilen şarab, kabı kırılarak helâya dökülmüştü.

“İşte tarihteki bu imtihan hadisesinden, Yahudi dönmesi faydalandı. Böyle meşru’iyetin hilafına bir imtihanı, Yahudi dönmesi, silah gibi kullandı.  
“Bu dönme, evvela tarikata intisap edip MEVLEVÎ tekkesine alındı ve uzun zaman yemeden-içmeden ibadet etti… Halbuki geceleri kimsenin görmediği zamanda yerdi.  
“Fakat yemez-içmez ibadet eder, diye şöhret yaptı. Bu arada da tekkenin şeyhi vefat etti. Bu Yahudi dönmesi, yemez-içmez ibadet eder, şöhretiyle postnişîn yapılarak, bütün MEVLEVÎ müridleri kendisine (biat ve) inabe ettiler.

Bu usta Yahudi epey bir zaman müridleri tam kendisine bend edinceye kadar çalıştı. Bütün müridlere hakim olduğuna dair iyice kanaati hasıl olunca, yavaş-yavaş menfur fikirlerini işlemeye başladı.  
“Biz, Mevlânâ Celâleddin-i Rumî Hazretleri’nin yolcusuyuz. Halbuki o Şemseddin-i Tebrizî ile sohbette şarap içtiler bilahare nasuh bir tevbe ederek bu dereceye kadar yükseldiler” gibi, güya nasihat ederekmüridleri içkiye hazırladı. 
“Biz de içeriz, bilahare tevbe eder yükseliriz” dedi. Ve içkiler içildi. Tam sarhoş olunca dışarıda adamları vasıtasıyla hazırladığı kötü kadınları da içeri aldırdı. Sarhoşların önünde kadınlar dönmeye raksetmeye başladılar.  
Yoksa Mevlânâ Celâleddin-i Rumî Hazretlerinin SEMA’ı ile bunların uydurdukları birbirine tamamen zıttır.”

***
Mustafa Arıkan devamla şöyle dedi: 
- O Yahudiyi ben tanıyorum.. Efendi Hazretlerinden (k.s.) bunları dinlediğim zaman, hafızamdaki Beybaba hâtıram aklıma geldi.

14 Ağustos 2012 Salı

'Şart mı be birader! Yerine birini koymazsan olmaz mı? Sana ille de bir put mu lazım!'

'Şart mı be birader! Yerine birini koymazsan olmaz mı? Sana ille de bir put mu lazım!'
'Şart mı be birader! Yerine birini koymazsan olmaz mı? Sana ille de bir put mu lazım!'
Kadir Mısıroğlu'ndan;

Fakülteden arkadaşımız olan Ferruh Bozbeyli İhtilalden sonraki seçimlerde A.P.'den İstanbul milletvekili olmuştu. Seçilişini müteakıben, onunla ilk olarak Cennet Mekân Abdülhamid Han Hazretleri'nin Türbesi önünde karşılaştık. Tebrikten sonra dedim ki;
-''Şu 5816 sayılı kânunun kaldırılması için Meclis'e teklif yap! Kabul edilmez ama, sen vazifeni yapmış olursun!''

Bana ne dese beğenirsiniz:
-''Sen kafayı Atatürk'le bozmuşsun! Yahu, O'nun etrafında olsun bir birlik teşekkül etmiş. Şimdi bunu neden yıkalım! Yerine ne koyacağız!''

Bende:
-''Ooo!'' dedim. "Sende çok terakki olmuş. Yakında mason da olursun!''

Ayrıldık. O günden beri kendisi ile bir daha da görüşmedik.
Bir gün bu vak'ayı Cemil Meriç'e anlattım.
O:

-''Ooo! Sen güzel cevap verememişsin! Bak benzer bir hadisede, ben nasıl cevap verdim.'' dedi ve anlattı:

12 Ağustos 2012 Pazar

Bu kafayla PKK savaşı bitmez

Bu kafayla PKK savaşı bitmez
Bu kafayla PKK savaşı bitmez
1. PKK, üç beş çeteci ve çapulcu değil, bir gerilla ordusudur.
2. Gerilla savaşları konvansiyonel orduyla, konvansiyonel savaş metotlarıyla kazanılamaz.
3. PKK'yı bitirmek için tamamen profesyonel (Mânen ve maddeten)vasıflı, güçlü ve üstün bir anti-gerilla ordusu kurulmalıdır.
4. PKK'yı başlangıçta derin TC, derin istihbarat, bir kısım derin egemen azınlıklar, derin Kriptolar kurdurtmuştur.
5. Resmî ideoloji ve vesayet rejimi varken PKK terörü ve savaşı bitmez.
6. Otuz senedir PKK savaşları ve terörü sürüyor, bir türlü bitirilemiyor. Birileri bunu bitirmek isteyeni bitiriyor.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Adnan Menderes ve Recep Tayyip Erdoğan dönemleri arasındaki benzerlikler

Adnan Menderes ve Recep Tayyip Erdoğan dönemleri arasındaki benzerlikler
Adnan Menderes ve Recep Tayyip Erdoğan dönemleri arasındaki benzerlikler
Hala daha, Tayyip'in neden 300 koruma ile korunduğunu, TSK'daki muhalif paşaların ve medyadaki muhalif gazetecilerin neden Ergenekon bahanesi ile içeriye doldurulduklarını, Yeni Osmanlıcılık söylemlerine kartelin hiç tepki göstermeyip neden bir de destek olduklarını, Mavi Marmara'nın ve Davos'un neden sahnelendiğini anlamayanlarımız kaldı mı aramızda?

ABD ve İsrail'in Tayyip'i iyice yükselterek, Ortadoğu'nun Müslüman halklarına bile kahraman gibi tanıtarak hatta gerekirse halifelik bile kurarak ne denli büyük hesaplar içinde olduklarını anlamayan kaldıysa eğer gidip bir doktora gözüksünler...

Anlayanlar da daha da iyi anlayabilmek için;
- Adnan Menderes ile Tayyip devri arasındaki benzerlikleri,
- Menderes devrinde ABD başkanı Truman'ın Komünizm ile mücadele gereği, hızla Komünizme kayan Türkiye'de dini engellerin kaldırılmasını ve denge kurulmasını emir ettiğini, hatta menderes'den öncede bu niyetle hareket edilmeye başlandığını ve İmam hatipleri İsmet İnönü'nün açtığını,
- O zamanın Türkiye'sinde dini engellerin kaldırılmasında, eşcinsel ve Sabetayist Yahudi Adnan'ın kendi kararının olmadığını,
- Menderes'in baş danışmanı Ahmet Salih Korur'un da aynı Truman gibi üst düzey bir mason olduğunu, maşrık-ı azam olduğunu, Korur'un aslında imkansız olduğu halde yassıada duruşmalarında beraat edip vazifesine, maşrık-ı azamlığa devam ettiğini,
- İçinde bulunduğu şartlar itibari ile Adnan Menderes'in dine yönelik yasakları kaldırmak noktasında istese de başarılı olamayacağını,
- Devrin cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın Siyonist bir Yahudi olduğunu, Osmanlı'yı yıkmak için dağa çıkıp teröristlik yaptığını, Bursa'da Siyon okulunda okuduğunu, kendisi gibi İslam düşmanı İsmet paşa ile husumetinin sadece iç çekişme olduğunu,

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin bağlıları (Süleymancılar) hangi partiye oy verecek? | Hangi parti tercih edildi? | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

Cemaat merkezi ( Muhterem Alihan Kuriş Beyağabey ) kararını açıkladı: KESİNLİKLE OY YOK! Kesinlikle AKP'ye ve MHP'ye oy ve...